MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 3.380 USD karşılığı tur hizmeti satın aldığını, tur hizmetinden faydalanmasına rağmen, hizmet bedelinin bakiye 2.380 USD ödemediğini, bu alacağın tahsili amacıyla ... 6. İcra Müd. 2002/5566 esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını,davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, ileri sürerek itirazın iptali ile %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının sözleşmeyle belirlenen yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne yönelik karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki iki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davayı vekil ile takip eden davalı yararına, dava sonucu reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 220,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemiş olması usul ve kanuna aykırı, olup bozma nedenidir.
3-Mahkemece; 2.144,50 USD alacağa icra takip tarihinden itibaren merkez bankasının dolara uyguladığı 1 yıllık en yüksek mevduat faizi oranında temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmiştir. Oysa ki 3095 sayılı Yasaya 3678 sayılı Yasa ile eklenen 4/a maddesi uyarınca hükmedilen yabancı para alacağına Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde, Merkez Bankasının 1 yıllık dolar cinsinden döviz mevduatına uyguladığı faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. 436/2 maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının asagıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerden davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince mahkeme kararının “Hüküm” başlıklı bölümüne 5 nolu bent olarak (Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde öngörülen 220,00 TL, vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,) sözlerinin eklenmesine üçüncü bent gereğince kararın hüküm bölümünün 1.bendinde yer alan “ bu alacağa takip tarihinden itibaren talep edilen oranı geçmemek üzere merkez bankasının dolara uyguladığı bir yıllık en yüksek mevduat faizi oranında temerrüt faizi yürütülmesine” sözlerinin karardan çıkartılarak yerine “ bu alacağa takip tarihinden itibaren talep edilen oranı geçmemek üzere 3095 sayılı yasanını 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının dolar üzerinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz uygulanmasına sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.