MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı avukat olduğunu, davalı adına icra takipleri ve davaları takip ettiğini, ancak davalının kendisini haksız olarak azlettiğini, icra takipleri ve davalar için gerekli olan masrafları kendisinin yaptığını, davalıdan ve karşı yandan alması gereken vekalet ücetleri ile yaptığı masrafların tahsili için davalı aleyhinde icra takibi yaptığını, ancak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin başarıya göre değişme şartını içermemesi nedeniyle geçersiz olduğu ve bu nedenle icra takip tarihlerinde yürürlükte bulunan tarifeye göre ücret istenebileceği gerekçesiyle 5808, 78 YTL üzerinden itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının davalıdan aldığı,2004,2005,2006 yıllarına ait vekaletnamelerle davalının vekili olarak icra takipleri yapıp icra ceza mahkemesinde dava açtığı ve davalı tarafından 15.01.2007 tarihinde lüzum üzerine denilmek suretiyle azledildiği tarafların kabulündedir. Taraflar arasında düzenlenen tarihsiz ücret sözleşmesinde harca esas miktar (vekalet ücretine esas) üzerinden %25 vekalet ücreti ödeneceği kararlaştırılmıştır. Her ne kadar ücret sözleşmesi tarihsiz ise de gerek vekaletname tarihi ve gerekse icra takip tarihleri nazara alındığında taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu ve bu bağlamda kararlaştırılan %25 oranında yasaya uygun bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı, davacıyı haklı olarak azlettiğini bildirmiş ise de bu hususta dosyaya herhangi bir delil ibraz edemediğinden davacının haksız olarak azledildiği anlaşılmakta olup, esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Davacı haksız olarak azledildiğine göre sözleşmenin hükmü uyarınca %25 oranında vekalet ücretini isteyebilir. Öte yandan, üstlenilen işin masraflarının davalıca ödenmesi de sözleşmede kararlaştırılmış olup, davalı bu masrafları ödediğini ispat edemediğine göre davacı yaptığı masrafları da isteme hakkına sahiptir. Mahkemece değinilen bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-İ.İ.K.nun 67/2 maddesi uyarınca borçlunun icra takibine itiraz etmesi sonucu açılan itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi ve alacağın likit ve muayyen olması halinde alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Bahsedilen bu tazminata hükmedilebilmesi için borçlunun kötü niyetli olması gerekmez. Alacağın likit ve muayyen olması ve icra takibine itirazın iptaline karar verilmiş bulunması yeterlidir. Dava konusu olay değerlendirildiğinde davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakta olup, mahkemece bu talebin reddine karar verilmiş olması da kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda, (1) ve (2) numaralı bentler uyarınca temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy