MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı davalılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ile davalı ... gelmiş, diğer davacı ve diğer davalılar tarafından gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar ... ve ..., davalı ...'in 210 numaralı parselde(yenisi 3156 numaralı parsel) bulunan 173/192 hissesini vekili davalı ... vasıtayla 10.10.1991 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile diğer davalı ...'ya satmayı vaad ettiğini, akabinde davacı ...'nında 18.2.1998 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile ...'ye satılan hissenin 1/2'ni ...'den satın aldığını, davacı ...'inde 4.6.2001 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davacı ...'nın 18.2.1998 tarihli sözleşme ile satın aldığı hissenin 1/2'ni ...'dan satın aldığını belirterek 1/2 hissenin yarısının Sevil, yarısınında ... adına tescilini istemişlerdir.
Davalılar davanın reddini dilemişler, davalı ... birleşen BeyKoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/196 sayılı dava dosyasında ise 10.10.1991 tarihli satış vaadı sözleşmesi ile, davalı ...'inin hisseleri davalı ...'a satışına dair 29.7.2005 tarihli satış vaadi sözleşmesinin iptalini istemiş, davalı ...'a birleşen Beykoz Sulh hukuk mahkemesinin 2005/1050 sayılı dosyanında davalı-karşı davacı ... adına olan tapunun iptali ile
2009/605-9538
10.10.1991 ve 29.7.2005 tarihli sözleşmeler uyarınca kendi adına tecsilini istemiştir.
Mahkemece, birleşen Beykoz 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/196 sayılı davasının kabulüne 10.10.1991 ve 29.7.2005 tarihli satış vaadi sözleşmelerinin iptaline, diğer dosyalar yönünden karar kesinleştiğinde dosyanın tefrikine ve bu dosyaların kesinleşmesinin beklenilmesine karar verilmiş; hüküm, ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Eldeki davada, birleştirilen Beykoz 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/196 sayılı dava dosyası için esastan karar verildiği ve diğer iki dava dosyasının ise tefrik edilerek esastan karar verilen 2007/196 sayılı dava dosyasının soncunun beklenmesine kararverildiği anlaşılmaktadır. HUMK'nun 45.maddesinde "aynı mahkemede görülmekte olan davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir. ... Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır "hükmü bulunmaktadır. Eldeki dava dosyasında, asıl ve birleşen dava dosyalarındaki iddia edilen olayların birbirleriyle bağlantılı olduğu, bir dosya hakkında verilecek kararın diğerlerinide etkileyecek nitelikte bulunduğu belirgindir. Bu itibarla, her üç dava dosyasının birlikte görülerek hüküm oluşturulması yargılamanın daha sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için gerekli olduğu gibi, az yukarıda açıklanan yasa hükmünün de gereğidir. Mahkemece bu yön gözetilerek her üç davanın da birleştirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, temyiz edenlerin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 7.7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.