MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, küçük oğlu ...'ın davalı vakfın burslu bölümünü kazanıp,3 yıl öğrenim gördüğünü, üç yılın sonunda bu kez OKS sınavını kazanıp,Robert Kolejine kaydını yaptırdığını, davalının oğlunun kaydı yapılırken kendisinden aldığı taahhütnameye dayanarak kendisinden öğrenim ücreti olarak ihtaren 27.355 YTL istediğini, talep edilen parayı ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek ödediği paranın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının ödediği parayı iki yıl geçtikten sonra isteyemeyeceğini savunarak zamanaşımı nedeniyle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Borçlar Kanunu’nun 66. maddesi gereğince davada bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, oğlunun davalı vakfa ait okulun burslu öğrenim hakkını kazanması nedeniyle taahhhütname verdiğini ve bu taahhütnameye dayalı olarak ödemede bulunduğunu ileri sürerek ödediği paranın tahsiline karar verilmesini istediğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmeden kaynaklanmış olup, bu tür sözleşmeye dayanan davalarda zamanaşımı süresi aksine hüküm mevcut değilse B.K.‘nun 125. maddesi gereğince 10 yıldır. Dava tarihi itibariyle 10 yıllık 2009/6245-12523
zamanaşımı süresi de dolmamıştır. Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek, sonucuna göre, bir hüküm kurulması gerekirken, B.K’nun 66. maddesi gereğince zamanaşımı süresinin 1 yıl olarak kabulü ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 3.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.