MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketle .... hizmet binalarına GSM sistemi kurması konusunda sözleşme imzaladıklarını, aralarındaki 2000 ve 2001 yıllarında düzenlenen üç ayrı sözleşmenin 7.maddesine göre tüketilen elektrik bedelinden davalının sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, bu yerlerdeki hizmet binalarının dava dışı ... AŞ ile ortak olması nedeniyle bu şirketle de tüketilen elektrik bedeli konusunda 1996 yılında sözleşme düzenlediklerini, davalının hizmet binalarının ortak sayacından elektrik temin ettiğini, bedelini ödemediğini, 1996 tarihli sözleşme ile kararlaştırılan tüketim bedeline ilişkin olarak belirlenen hisse oranı da gözetilmek suretiyle davalının tükettiği elektrik miktarını belirlediklerini, belirlenen bedele tekabül eden 8.017.311.447 TL nı ödemediğini ileri sürerek bu paranın tahsiline karar verilmesini istemiş; birleşen davasın da davalının ödenmeyen başka döneme ait elektrik borcu nedeniyle ... 24.İcra Müdürlüğünde takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, enerji santrallerinin dava dışı ... AŞ'ne ait olduğunu, bu şirketin jeneratöründen tüketilen elektrik bedelini de adı geçen şirkete ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
2009/6275-12526
Mahkemece, ikinci bilirkişi raporu esas alınmak ve davalının tükettiği elektrik bedelini dava dışı ... AŞ'ne ödediği gerekçe gösterilmek suretiyle asıl davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki ikinci ve üçüncü bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Birleşen davada davacının davalıya karşı ... İcra Dairesinde takip başlattığı, davalının takibe ve borca itiraz etmesi sonucu davacının Siirt Asliye Hukuk Mahkemesinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Davalının ... İcra Dairesinin yetkisine herhangi bir itirazı yoktur. İtirazın iptali davasına bakmaya yetkili mahkeme, takibin başlatıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesidir. İtirazın iptali davalarının görülebilmesi için o yerde usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin varlığının bulunması şarttır. Ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığı hallerde itirazın iptali davasının görülmesine de olanak yoktur. Siirt'te davalıya karşı başlatılmış bir icra takibi bulunmadığına göre davanın usul yönünden reddine karar vermek gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Davacı, 1996 yılında dava dışı ... AŞ ile yaptığı sözleşme ile davalı ile yaptığı 29.6.2000, 29.5.2001 ve 27.11.2001 tarihli sözleşmelere dayanarak davalının tükettiği elektrik bedelinden 1996 tarihli sözleşme gereğince kendi hissesine düşen elektrik bedelinden davalının sorumlu olduğundan bahisle eldeki davayı açmıştır. Davalı ise savunmasında davalıya ait sayaçtan elektrik tüketmediğini, tüketilen elektriğin dava dışı ... AŞ nin jeneratöründen üretildiğini, bu jeneratörden üretilen ve tarafınca tüketilen elektrik bedelinin de ilgili şirkete ödediğini, davacıya ait elektriği tüketmediği gibi ona herhangi bir borcunun da bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece ise davaya konu hizmet binalarına ait abonelik sözleşmeleri getirtilip, bu hizmet binalarındaki aboneliklerin kime ait olduğu elektriğin aboneliklere ait sayaçlardan mı yoksa dava dışı şahsa ait jeneratörlerden temin edilerek tüketildiğine dair her hangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın talimat yolu ile alınan bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Böyle bir rapora itibar edilerek sonuca gidilmesi doğru değildir. Öyle ise mahkemece, öncelikle
2009/6275-12526
davaya ve taraflar arasındaki sözleşmelere konu edilen hizmet binalarına ait abonelik sözleşmesi bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa getirtilmeli bundan sonra konusunda uzman bilirkişi veya kurulu aracılığıyla mahallinde keşif yapmak suretiyle elektriğin nereden ve nasıl tüketildiği tespit edilmeli abonelikten tüketildiğinin tespiti halinde davada dayanılan dava dışı ... AŞ ile yapılan 1996 tarihli sözleşme ve davalı ile yapılan ve az yukarıda açıklanan 2000 ve 2001 yıllarında yapılan sözleşme hükümleri de gözetilmek suretiyle davalının tükettiği miktarla sınırlı olarak sorumlu olduğu miktar belirlenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemenin bu yönleri gözardı ederek yerinde inceleme ve araştırma yapmayan yetersiz bilirkişilerin raporuna itibar etmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi