MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı bankaya olan kredi borcunu ödeyemediğini, davalının kendisine karşı takipte bulunduğunu, davacı tarafından Tüketici Mahkemesinde açılan itirazın iptali davası sonucunda davanın kısmen kabul edildiği ancak faiz oranına ilişkin itirazının haklı bulunduğunu, davalının kesinleşmiş kararla %93,6 oranından %35 e indirilen faiz oranını ve haricen ödenen toplam 4.000.00 YTL yı dikkate almaksızın takibi devam ettirmek suretiyle kendisinden fazla tahsilatta bulunmaya kalkıştığını ileri sürerek talep edilen 10.505 YTL nın 7.000.00 YTL sından borçlu olmadığının tespitine %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kesinleşmiş Tüketici Mahkemesi kararıyla sonuçlandırıldığı, davacının iddialarının kararın infazına yönelik olup,şikayet yolu ile İcra Hakimliğince çözümlenmesinin gerektiği gerekçe gösterilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dava dosyasının İzmirİcra Hakimliğine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer 2009/6556-12531
verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davalı banka tarafından davacıya bireysel kredi kullandırıldığı, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi sonucu açılan itirazın iptali davası sonucunda ödenecek borç miktarı ve bu borca uygulanacak faiz oranı İzmir 3.Tüketici Mahkemesinin 2006/165-481 sayılı dosyası belirlenmiş ise de kararın kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan yeni uyuşmazlıkların da yine Tüketici Mahkemesince çözümlenmesi gerekir.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.Mahkemece,işin esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine,3.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy