MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı şirketten ev eşyaları satın aldıklarını, kendilerine çok sayıda belge ve senet imzalattırıldığını, 4.000.000.000 TL nakit ödeyerek bir kısım senetleri ve sözleşmeleri geri aldıklarını, davalıya hiçbir borçları kalmadığı halde bazı senetlerin iade edilmeyerek birden fazla icra takibi başlatıldığını ileri sürerek, takip konusu bonolar nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, bonoların iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıların ... 2. İcra Müdürlüğünün 2002/3993 ve 2002/3994 sayılı takip dosyalarına ilişkin menfi tespit talebinin reddine, ... 7. İcra Müdürlüğünün 2003/4722 sayılı dosyasına ilişkin menfi tespit talebinin ise kısmen kabulüne, davacıların takip nedeniyle 5.531 YTL asıl alacak, 99,20 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.630,20 YTL borçlu olduklarının, talep edilen işlemiş faizin 24,80 YTL’lik kısmından ise borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2009/6680-2010/144
2-Davalı şirket icra takiplerinde, asıl alacak ile işlemiş faiz olmak üzere toplam alacak üzerinden, toplam alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesi istemiyle takip başlatmış olup, davacılar ... bu davada, başlatılan icra takipleri nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini istemişlerdir. Mahkemece davacının iki takip yönünden talebinin tümüyle reddedilmek suretiyle, diğer takip yönünden ise, davacıların toplam 5.630,20 YTL üzerinden borçlu olduklarının, kalan miktar üzerinden ise borçlu olmadıklarının kabulü suretiyle, icra takiplerine konu toplam alacak miktarları üzerinden faiz yürütülmesine karar verilmiş olunmaktadır ki, bu durum B.K.nun 104/son maddesinde düzenlenen “faize faiz yürütülemez” hükmüne aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Birinci bent gereğince davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün, (1) no’lu bendinin 6. satırında bulunan (...bu dosyalar yönünden davacıların davasının reddine) sözlerinin karardan çıkarılarak yerine (...bu dosyalar yönünden davacıların davasının kısmen kabul, kısmen reddine, takip talebindeki “toplam alacak üzerinden faiz yürütülmesi” talebi, faize faiz yürütülmesine neden olacağından, 2002/3993 sayılı takip yönünden sadece 1.179.500.000 YTL’lik asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, 20023994 sayılı takip yönünden sadece 3.472,00 YTL’lik asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, davacının bunun dışındaki borçlu olmadığının tespitine yönelik diğer taleplerinin reddine) sözlerinin yazılmasına, yine ... 7. İcra Müdürlüğünün 2003/4722 sayılı dosyası yönünden de kararın (1) no’lu bendinin sonuna (sadece 5.531.000.000 YTL’lik asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 19.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.