MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılara ait tapulu taşınmazı 1983 yılında 2.500.000 TL karşılığı adiyen düzenlenen sözleşme ile satın aldığını, ancak tapunun verilmediğini ileri sürerek, ödenen bedelin yasal faizi ve munzam zararı ile 5.000.000.000 TL.nın, 22.03.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini artırarak 7.502,00 YTL’nin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, dava konusu taşınmazın belli bir bedel karşılığı kiraya verildiğini, kira bedelinin kendisine iade edildiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 5.000,00 YTL’nin tahsiline, bozmadan sonra ıslah mümkün olmayacağından fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... Avcı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece,ilk kararda davacının davasını kesin deliller ile ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dairemizce 29.11.2005 tarihli ve 2005/12828-17559 esas ve karar sayılı ilamı ile, “ödenen satış bedelinin
2009/669-7099
denkleştirilerek ifanın imkansız hale geldiği tarih itibarıyla alım gücünün hesaplanması gerektiği belirtilerek” davacı yararına bozulmuş,bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ıslah edilen miktarla birlikte 7.502 YTL nin davalılardan yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, kararın temyizi üzerine dairece bozmadan sonra ıslah olmayacağından bahisle kararın bozulması üzerine mahkemece 5.000 YTL nin kabulüne karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Öyle olunca, davacının harç yatırarak talep ettiği bedelden 2.502 YTL alacağının bu dava ile reddedildiği açık olduğundan bu miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 436/2. maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunun kararın “Hüküm” başlıklı kısmına yedinci bent eklenerek “davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden avukatlık asgari ücret tarifesine göre reddedilen kısım üzerinden takdir edilen 500,00 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” yazı ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iadesine, 25.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy