MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılardan ..., ... ve ..., 1989 yılında ...’dan zorunlu göç nedeniyle Türkiye’ye geldiklerini, ... ...’da inşa edilen göçmen konutlarından bir daire satın aldıklarını, devletçe sağlanan kredinin ... Bankası aracılığı ile kullandırılıp, kredi borcunun tamamını ödediklerini, taşınmazı diğer davacı ...’e 01.12.2006 tarihinde satıp tapusunu da devrettiklerini, taşınmazın tahsisinden önce 1991-1992 yıllarında 7.400,00- TL Devlet Bakanlığı hesabına ödeme yaptıklarını, ödemenin alınan krediden mahsup edilmediğini, geçen süre içinde T.... Bankasının T.C ... Bankasına devredildiğini, borçlarından mahsup edilmeyen 7.400,00 TL’nin denkleştirici adalet ilkesi gereği, gayrimenkul rayiç değeri yada tüfeye göre lehlerinde olacak şekilde güncelleştirilerek, fazla hakları saklı kalmak üzere şimdilik 6.000,00 YTL’nin faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ...zamanaşımı süresinin dolduğunu, 24.5.2002 tarihinde kesin maliyet hesabı çıkarılarak T.C. ... Bankasına talimat verildiğini, mahsup yapılmamasından bankanın sorumlu olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Toki, taşınmaz satış sözleşmesinde davacı ...’in taraf olmadığından, davacıların da taşınmazı sattıklarından dolayı dava açma haklarının olmadığını, satış ve kredi işlemlerinin Devlet Bakanlığı ile Bankaca yapıldığını, kendilerine sadece koordinasyon görevinin verildiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davalı T.C. ... Bankası, davanın zamanaşımına
2009/6820-12957
uğradığını, dava konusu paranın Devlet Bakanlığı hesabına yatırıldığını, konutların yapımı, tahsis, teslim ve tapu devri, ipotek ve maliyet hesabı çıkarılmasının Devlet Bakanlığına ait olduğunu, bankanın kredi kullandırılması ve geri tahsilinde aracı olduğunu, başkaca sorumlulukları olmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların aktif dava ehliyeti olmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ... ...’nun bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Başbakanlığın yaptığı ...’da bulunan göçmen konutlarından bir dairenin davacılardan ..., ... ve ...’e tahsis edilip, 26.11.1992 tarihli kredi sözleşmesi yapılarak tapusunun da 14.12.1992 tarihinde devredildiği, kredi sözleşmesindeki borç alındıktan ve taşınmazın devir yasağı süresi geçtikten ve ipotek kalktıktan sonra, adı geçen davacılar tarafından diğer davacı ...’e 01.12.2006 tarihinde tapu ile satıldığı taraflar arasında çekişmesizdir. Dava konusu 7.400,00 TL, davacılar ..., ... ve ... tarafından konut tahsisinden önce ödenmiştir. Davacı ...’in bu ödeme ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu paranın taşınmazda aynî hak doğuracak bir bağlantısı da yoktur. Taşınmazın ilk malikleri tarafından davacı ...’e satılmış olması, bu paranın da devir ve temlik edildiğini göstermez. Davacılar, aralarında yapılmış bir temliknameden bahsedip ibrazda etmemişlerdir. Öyle olunca davacılar ..., ... ve ...‘in dava açma hakkı, yani aktif husumet ehliyetleri vardır. Mahkemece, işin esasına girilerek uyuşmazlık konusunda bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde adı geçen davacıların aktif dava ehliyetleri olmadığından davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ...’in bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacılar ..., ... ve ... yararına BOZULMASINA,peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 9.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.