MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki satıcının hakem kurulu kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, telefon abonesi olan davalının sabit ücret alınmaması gerektiğinden bahisle yaptığı başvuru sonucu İzmir Tüketici Sorunları Hakem Heyetince, sabit ücret alınmamasına karar verildiğini, bu kararın hukuka aykırı ve yersiz olduğunu, sabit ücretin 4502 sayılı kanunun 12.maddesi, 406 sayılı Kanunun ek 18.maddesine eklenen fıkra uyarınca alındığını, yasaya uygun olduğunu, hattın aboneye tesisi karşılığında yürütülen asgari hizmetler karşılığında alındığını bildirip, İzmir Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin 4.5.2008 tarih ve 37 sayılı kararının iptalini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Tüketici Hakem Heyeti kararının düzeltilerek davacı tarafından alınan aylık sabit ücretin 1,27 YTL. Olarak tesbitine, uygulanan sabit ücretten bu miktarın mahsubu ile fazla alınan ücretin iadesine, ileriye dönük sabit ücretin de 1,27 YTL. olarak alınmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalının başvurusu üzerine Tüketici Sorunları Hakem Heyetince, davacının abonelerinden almakta olduğu sabit ücretin alınmaması gerektiğinden başvuru tarihinden geriye doğru 2 yıllık toplam sabit ücretin aboneye iadesine karar vermesi üzerine, bu kararın iptali talebiyle açılmış olup, davalının yaptığı başvuru ile yarattığı çekişmenin giderilmesine yöneliktir. Her ne kadar, davacının aldığı 2009/6826-13131
sabit ücretler miktar itibariyle, gerek 4077 sayılı kanunun 22.maddesinde, gerekse HUMK'nun 427.maddesinde belirtilen kesinlik sınırının altında kalmakta ise de, yaratılan çekişme ve verilen hüküm bir yıla mahsus olmadığından ve ileriki yıllara da yönelik olduğu anlaşıldığından, kararın kesinlik sınırlarının dışında kaldığıda açık ve belirgindir. Mahkemece verilen kararda, sabit ücretle ilgili yasal düzenlemeler tartışılmamış, ve herhangi bir araştırma ve incelemede yapılmamıştır.
Herşeyden önce konunun aydınlanması için, davacının abonelerinden alabileceği ücretle ilgili yasal düzenlemelerin ne olduğunun açıklanması gerekir. 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme, Kanununun 1. maddesinde; “Bu kanunun amacı, elektronik haberleşme sektöründe, düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.” şeklinde açıklanmıştır. 3. maddesinin 2. ee bendinde; kurum kısaltmasından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun, nn; bendin tarife; işletmecilerin, elektronik haberleşme hizmetinin sunulması karşılığında kullanıcılardan farklı adlar altında alabilecekleri ücretleri içeren cetveli ifade edeceği belirtilmiştir.
Kurumun (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) görev ve yetkilerini düzenleyen 6/c maddesinde; abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğine ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmak, 6/f maddesinde; Elektronik haberleşme ile ilgili olarak Bakanlığın strateji ve politikalarını dikkate alarak, yetkili daire, TARİFELER, erişim, geçiş hakkı numaralandırma, piyasa gözetimi ve denetimi de dahil gerekli düzenlemeler ile denetlemeler yapmak 6-v maddesinde, bu kanunla verilen görevlere ilişkin yönetmelik ve diğer ikincil düzenlemeleri çıkarmak yetki ve görevleri arasında sayılmıştır.
Tarifelerle ilgili 13. maddede tarifelerin nasıl düzenleneceği belirlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, Tarife, abonman ücreti, sabit ücreti, konuşma ücreti, hat kirası ve benzeri değişik ücret kalemlerinden birisi veya birkaçı olarak tespit edilebilir, denildikten sonra 2/a maddesinde, işletmecilerin uygulayacakları tarifeleri, ilgili mevzuat ve kurum düzenlemelerine aykırı olmayacak şekilde serbestçe belirleyeceği, kurumun, (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) tarifelerinin onaylanması, 2009/6826-13131
izlenmesi ve denetlenmesine ilişkin yöntemleri ve tarifelerin alt ve üst sınırları ile bunların uygulama usul ve esaslarını onaylayacağı buna ilişkin usul ve esaslarda kurumun (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Aynı yasanın 60. maddesinde kurumun mevzuata kullanım hakkı ve diğer yetkilendirme şartlarına uyulmasını izleme ve denetlemeye kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi için gerekli tedbirleri almaya yetkili kılınmıştır. Yasanın 62.maddesinde kurumun sektörle ilgili işlemlerine karşı açılacak davaların ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görüleceği kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre işletmeciler uygulayacakları tarifeleri ilgili mevzuat ve kanuni düzenlemelere aykırı olmayacak şekilde serbestçe belirler. Bu belirlemeyi yaparken 5809 sayılı yasanın 14. maddesindeki ilkeleri gözetmek gerekir. Bu ilkeler ışığında işletmecilerin hazırlayacağı tarifeler kurumun onayı ile yürürlüğe girer Kurumun onaylamadığı bir tarifeye göre ücret alınması söz konusu olamaz.
2813 Sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun kuruluşuna ilişkin Kanunun 5809 Sayılı Yasanın 67. maddesi ile değişik 5. maddesine göre kurum Kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere kamu, tüzel kişiliğe, haiz, idari ve mali özerkliğe sahiptir. Kurum görevlerini yerine getirirken bağımsızdır. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi kuruma emir ve talimat veremez. 5809 Sayılı Yasanın 62. maddesine göre kurumun sektörle ilgili işlemlerine karşı açılacak davalar ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Bu durumda Kurumun onayladığı sabit ücret miktar tarifesine ilişkin işlemine karşı işletmeci hasım gözetilmek suretiyle dava açılması mümkün değildir.
Açıklanan bu ilkelere aykırı tüketici sorunları hakem heyeti kararına karşı açılan davanın kabulü gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy