MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı arsa sahibi adına kayıtlı olan arsa üzerine 20.8.2003 tarihli taşınmaz satış ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapmış oldukları binadan, 4, 5 ve 9 no’lu bağımsız bölümleri 300.000,00 YTL karşılığında davalıya satıp, 22.12.2004 tarihinde de tapu kayıtlarını devrettiklerini, davalının üç adet bağımsız bölümün satış bedellerine ilişkin olarak düzenlenen fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için başlatmış oldukları icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile aralarında satış sözleşmesi bulunmadığını, dava konusu bağımsız bölümlerin, davacı ile aralarında mevcut olan adi ortaklık sözleşmesi gereğince kendisine tapudan devredildiğini, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tapuda düzenlenen resmi satış sözleşmesinde satış bedelinin ödendiğinin yazılı olduğu, davacının resmi senedin aksini ispat edemediği, verilen kesin süre içinde de yemin deliline dayanmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2009/7055-2010/626
Dava konusu taşınmazların davalıya, dava dışı arsa sahipleri tarafından tapudan devredildiği sabit olup, davacı, söz konusu taşınmazları davalıya sattığını ileri sürerek, satış bedellerinin ödetilmesini talep etmiş, davalı ise davacının bu iddiasına karşı koyarak, dava konusu bağımsız bölümlerin, davacı ile aralarında mevcut olan adi ortaklık sözleşmesi gereğince kendisine devredildiğini belirtmek suretiyle gerekçeli inkarda bulunmuştur. Bu durumda davacı, satım ilişkisini yasal delillerle kanıtlamakla yükümlü olup, bu yükümlülüğünü yerine getiremediğinden, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece “satış bedelinin ödendiğine ilişkin resmi senedin aksinin ispat edilemediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. 438/son maddesi gereğince sonucu itibari ile doğru olan hükmün gerekçesinin yukarıda açıklandığı şekliyle değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle sonucu itibari ile doğru olan hükmün gerekçesinin düzeltilerek ONANMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının iadesine, 26.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy