MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ev telefonu abonesi olduğunu, Nisan 2007 faturasında 1.486,36 YTl "çeşitli borçlar" adı altında borç çıkartıldığını, itirazı üzerine bunun Ağusos 2006 ile Mart 2007 arası dönemde santraldeki teknik arıza nedeniyle sadece abonman ücretinin tahakkuk ettirilmesi, konuşma ücretinin tahakkuk ettirilmemesinden kaynaklandığını bildirdiklerini , ancak kendisinin o dönemde bu kadar çok görüşme yapmadığını, borçlarını ödediğini ileri sürerek, 2.076,00 YTL den borçlu olmadığının tespiti ile faturanın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kurum, davacının 2006 Ağustos ile 2007 yılı Mart ayları arasındaki tahukkuk eden faturalarında sadece sabit ücretlerinin tahakkukunun yapıldığını, belirtilen dönemdeki konuşma ücretinin teknik nedenlerden dolayı faturalara yansıtılmaması nedeniyle Mayıs 2007 dönemindeki faturada geçmiş dönem konuşma bedellerininde yer aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı tarafından ileri sürülen teknik nedenlerin davacı tüketici aleyhine sonuç doğuramayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının ev telefonu abonesi olduğu ve tahakkuk edilen faturaları ödediği tarafların kabulündedir. Davalı, teknik nedenlerden dolayı geçmiş dönemlerde faturalara sadece sabit ücretlerin yansıtıldığını, konuşma ücretlerinin ise yansıtılmadığını savunmuştur. Hemen belirtmek gerekirki; davacı, sabit ücretin yanısıra tahakkuk eden konuşma ücretlerinden de sorumlu olup, geçmiş dönem faturalarında sabit ücretlerin tahakkuk edilmiş olması ve bunların da 2009/7117-12675
ödenmesi davacının sonradan tahakkuk ettirilen konuşma ücretlerinden sorumlu olmayacağı anlamına gelmez. Davacının ne kadar konuşma yaptığı ve bunların ücretlerinin ne olduğu hususunda davalı kurumun kayıtlarının taraflar arasında delil teşkil edeceği sözleşme ile kararlaştırıldığı gibi bu husus taraflar arasındaki ilişkisininde doğal sonucudur. Bu itibarla davalı tarafça sunulan kontör bilgileri davacının ne kadar borcu olduğunu belirlemek için yeterli olup, ayrıca konuşma detaylarının bildirilmemiş olması, davalı aleyhine sonuç doğurmaz. Mahkemece, değinilen bu hususlar gözetilerek, davacı tarafından daha önce ödenen faturalar ile davalıca bildirilen kontör miktarları ve diğer bilgi ve belgeler üzerinde gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının borcunun ne olduğu hususunda rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.