. vekili avukat ... ile 1-..., 2-..., 3-... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.12.2007 tarih ve 46-602 sayılı hükmün Dairenin 3.7.2008 tarih ve 1787-9489 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, adına olan kooperatif hissesinin, davalıların işbirliği yapmak suretiyle boşandığı eşi olan davalı ... ...'e devredildiğini, kooperatifin tasfiyesinden sonrada ... ili, 2.Bölge, 367 ada 3 parsel nolu, C blok, Zemin 1 no ile tapuda kayıtlı olan evin kendi geliri ile alındığı halde, eşiyle arasının açık olması nedeniyle davalı kayınpederi ... adına tescil edildiğini, 4.10.2006 tarihinde kesinleşen kararla eşinden boşandığını ileri sürerek, gönderilen dövizin Türk parası karşılığı olan 35.000 YTL.nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, zamanaşımı def'inde bulunmuş ve davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından davalı kayınbiraderi ...'a bir miktar para gönderildiği davacının S.S. ... Konut Yapı Kooperatifine üye iken kooperatif tarafından usulsüz olarak üyelik kaydının davalı ... adına, tasfiyeden sonra da tapunun diğer davalı C.Cahit adına geçirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 3.7.2008 gün ve 2008/1787 Esas, 2008/9448 Karar sayılı ilamı ile onanmış, davalılar bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Davacı, davalı ... ile 15.2.1988 tarihinde evlendiklerini, 26.8.2004 tarihinde boşanma davası açtığı ve 4.10.2006 tarihinde kesinleşen kararla boşandıklarını, davalı M.Cahit adına kayıtlı taşınmazın kendi geliri ile alındığını ileri sürmek suretiyle, davadaki geri alma istemini haksız iktisap (sebepsiz zenginleşme) hukuki nedenine dayandırmıştır. Davalılar vekili, esasa cevap süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmamış, sonradan ileri sürdüğü zamanaşımı def'inde davacı vekili "davalıların zamanaşımı def'ini 10 gün içinde bildirmedikleri, savunmanın genişletildiğini" açıklayarak karşı çıkmış ve davalılar 14.11.2007 tarihinde sunulduğu anlaşılan dilekçesiyle, ıslah yoluyla zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Mahkemece, davalının bu ıslah dilekçesi hakkında herhangi bir işlem ve değerlendirme yapılmaksızın, davacının itirazı gözetilerek, zamanaşımı def'i reddedilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, süresinde davaya cevap vermeyen ve böylece esasa cevap süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmayan davalı, ıslah yoluyla bunu ileri sürebilir. Davalı, ıslah dilekçesi vererek zamanaşımı def'inde bulunduğuna göre, ıslaha ilişkin usul hükümleri çerçevesinde bu dilekçesi işleme konularak, usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu benimsenmek suretiyle davalıların bu def'inin incelenmesi, olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken, kararın gerekçesinde de bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce 3.7.2008 gün, 2008/1787-9448 K.sayılı ilamla onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olduğundan, davalıların karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 3.7.2008 gün, 2008/1787-9448 K. Sayılı onama ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle, davalıların karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemize ait 3.7.2008 gün, 2008/1787 Esas, 2008/9448 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, hükmün açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, 2.bentte bozma nedenine göre davalıların diğer itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcın istek halinde iadesine, 25.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.