MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının hacı adaylarının hac ziyaretleri sırasında kullanılmaları için açtığı nevresim takımı ihalesini kazandığını, 11.8.2005 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, sözleşme hükmü gereğince davalı kurumdan sözleşme bedelinin %25 oranında avans kullandığını, kullanılan avansın karşılığı olarak ta toplam 195.000 YTL meblağlı iki adet teminat senedi verdiğini,ihaleye konu nevresimleri sözleşme ve şartname hükümleri çerçevesinde teslim ettiğini, bu nevresimlerin kullanıldığını ,hiçbir şikayetin gelmediğini buna rağmen davalının kullanılan avans karşılığı verilen teminat mektubu ile sözleşme sırasında verilen 97.125- YTL meblağlı teminat mektubunu iade etmediğini ileri sürerek iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, hüküm, Dairemizce, ” …eldeki davanın açılmasından önce davalı idare 3.3.2006 tarihinde az yukarıda açıklanan kararında teminat mektuplarının iade edilmemesine ve kesin teminat mektubunun da irat kaydına karar aldığına göre alınan bu karar karşısında artık davalı idarenin iade yükümlülüğünün dava tarihi itibariyle dolmadığından söz edilemez. Hal böyle 2009/7555-14163
olunca davacının açtığı davasının süresinde açıldığı ve talebinde haklı olduğu kabul edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir…” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, mahkemece, davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2)Davacı tarafından iadesi istenen 10.08.2005 tarih ve 156104 seri nolu 97.125-YTL meblağlı teminat mektubunun yargılama sırasında nakde dönüştüğü anlaşılmakla, teminat mektubu bedelinin nakde çevrilme tarihi olan 21.03.2006’dan itibaren talep gözetilerek en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmiştir. Mahkemece, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun’un 1. maddesinin, 27.04.2005 tarih ve 25798 sayılı R.G’de yayımlanan 21.04.2005 kabul tarihli ve 5335 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile değiştirildiği dikkate alınarak hükmolunan miktara yasal faiz uygulanması gerekirken reeskont oranında faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın "Hüküm" başlıklı bölümünün (1) nolu bendinin (a) alt bendinde yazılı “ talep gözetilerek en yüksek reeskont faizi” sözlerinin karardan çıkarılarak yerine “ yasal faizi” sözlerinin yazılmasına, kararın değiştirilen bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 7.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.