(818 S. K. m. 44, 98) (Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği m. 50)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının 672988 numaralı elektrik tesisatı için abonelik sözleşmesi imzaladığını, 2/5/1998- 5/6/2003 tarihleri arasında tahakkuk eden elektrik faturalarının ödenmediğini öne sürerek, 14.990,23.-TL.nin alacağın, asıl alacak 5.034,63.-TL.-ye dava gününden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 1990 senesinde abonelikle ilgili daireden ayrıldığını, bu dairede 1994 senesinden beri H. H. S. isminde bir kişinin oturduğunu, esasen dava dışı bu şahsın elektrik borcunu da kabul ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalının 2.5.1998 yılında elektrik abonesi olduğu, aboneliğin bulunduğu evden taşınmasına rağmen aboneliğini iptal ettirmediği bütün dosya kapsamı ile tartışmasızdır. Davalının, dava konusu borcun ilişkin olduğu aboneliğin bulunduğu evde 16.7.1990 gününe kadar ikamet ettiği muhtarlık yazısından anlaşılmaktadır. Kural olarak abonelik sözleşmesi iptal edilmediği sürece, kim tarafından kullanılırsa kullanılsın tüketilen elektrik bedelinden idareye karşı abone olarak sorumludur. Dolayısıyla abone olan davalının sorumlu olduğu tartışmasızdır. Ne var ki, dava konusu alacak ilki 22.12.1999 son ödeme günlü ve en sonunda 27.6.2003 son ödeme günlü olan faturalar karşılığıdır. Faturaların düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinin 50/a maddesinde göre, fatura bedeli ödenmediğinde muayyen bir süre sonunda aboneliğin elektriğinin kesilmesi gerekir. Yönetmeliğin bu açık hükmüne aykırı davranmakla davacı idare zararın artmasına kendi müterafik kusuru ile yol açmıştır. Öyle olunca BK. 98. maddesi yollaması ile 44. maddesi hükmüne göre meydana gelen zarardan indirim yapılmalıdır. Öncelikle faturalar ödenmediği için, yönetmelik hükümlerine göre abonelik elektriğinin kesilmesi gerekli gün belirlenip, bu tarihe kadarki sarfiyatın tamamından davalı abonenin sorumlu olduğu kabul edilmeli, daha sonraki süreye ait fatura bedellerinden de yine davalı abone sorumlu tutulmalı ancak davacıda zararın artmasında müterafik kusurlu olduğundan BK. 44. maddesi hükmüne göre uygun bir indirim yapılmalıdır. Mahkemece, açıklanan hususlar nazara alınmadan aksine düşüncelerle yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1. bent gereği davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60.-TL temyiz harcının istem halinde iadesine, 23.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy