MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... Mot. Araç. San. Tic. Ltd. Şti sahibi Vahdettin ... ile davacı ... ve vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket aleyhine borcundan dolayı ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından haksız yere yapılan itiraz sonucu takibin durduğunu, kendisi ile Peugeot marka araçların satışını yapan acente konumundaki davalı ... Motorlu araçlar San ve Tic. Ltd Şti arasında 2007 model Peugeot 407 marka aracın alım satımı hususunda 17.09.2007 tarihinde sözleşme yapıldığını, araç bedeli olan 55.000,00 TL'nin peşin ödendiğini ancak aracın teslim edilmediği gibi, araç bedeli olan 55.000,00 TL'nin de kendisine iade edilmediğini, davalının icra takibine de haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptali ile % 40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1) 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini
oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davalıdan satın aldığı ve bedeli ödendiği halde teslim edilmeyen araç bedelinin istirdadına ilişkin olup, sözleşme hükümleri esas alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı tarafından temyiz olunan kararın 1. bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 742.50 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.