MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kardeşi ... ile davalı arasında kardeşi ...'nın Eczanesinin tadilat ve tasarımının gerçekleştirilmesi için sözleşme yapıldığını, davalının sözleşmeye aykırı ... yapması nedeniyle davalı ile kardeşi ... arasında ihtilaf çıktığını, 35.000.-YTL yerine 41.300.-YTL fatura kesilmesine rağmen eksikliklerin düzeltilmediğini, çekilen ihtarnamelere cevap vermediğini, sözleşmeye göre 35.000.-YTL ödeme yapıldığını, davalının kendisine kardeşinin borcu için 8.785.-YTL bedelli senet imzalattığını, iyi niyetinden faydalandığını, davalı ile arasında ticari bir ilişki bulunmadığı halde aleyhine takip başlatıldığını, kardeşinin borcunu ödemesi sebebi ile davalının sebepsiz zenginleşeceğini, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatı ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, verilen bononun davacının kardeşi ile yapılan sözleşme ile ilgisi olmadığını, bono'nun niteliği itibariyle mücerret borç ikrarı içerdiğini, ödeme aracı olduğunu, iddiaların asılsız olduğunu, davanın reddi ile %40 İcra İnkar Tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş;hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, bu davada icra takibine dayanak senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş olup,tedbir yoluyla icra takibinin durdurulduğu,bir başka deyişle icra takibi devam etmediği için alacaklı davalının açılan bu dava nedeniyle zararının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla İİK.nun 72/4 maddesi hükmü gereğince davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi zorunludur.Mahkemece değinilen bu yön gözetilmeyerek davalı lehine tazminata hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.Bozmayı gerektirir.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün iki numaralı bendinin bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen ( dava konusu 8.785.00 YTL alacağın % 40’ olan 3.514.00 YTL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 7.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.