... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17.4.2008 tarih ve 361-201 sayılı hükmün Dairenin 13.5.2009 tarih ve 13461-6486 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalıya ait taşınmazı satın almak için sözlü olarak anlaştıklarını, bu sözlü anlaşmaya istinaden 15.000.00 TL'nı 18.5.2006 tarihinde banka havalesiyle davalıya gönderdiğini, davalının taşınmazı devir etmediğini ve parayıda ödemediğini, icra takibinede haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıya taşınmaz satmadığını, sahibi olduğu taşınmazı davacıya kiraladığını, davacının gönderdiği paranında yıllık kira parası olduğunu savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacının gönderdiği paranını satış bedeli olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddi ile asıl alacağın %40'ı oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş, davacı temyizi sonucu hükmün Dairemizce onanması üzerine bu defa davacı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K'nun 67/2. Maddesi uyarınca icra takibinde bulunan alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, icra takibinin haksızlığının yanısıra, alacaklının kötüniyetli olarak icra takibi yapmış olması gerekir. Başka bir deyişle, kötüniyetli olmayan alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Dava konusu olayda icra takibinde bulunan davacı alacaklının kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilememiştir. Hal Böyle
2009/9819-12568
olunca davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesinin yasal koşularının oluştuğu kabul edilemez. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın bu yönden bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca Dairemizin 13.5.2009 yön 2008/13461-2009/6486 sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci fıkrasının karardan çıkartılarak yerine aynen (yasal koşullar olunmadığı için davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine) cümlesinin eklenmesine, karar bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy