... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında Fethi 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 1.4.2009 tarih ve 716-128 sayılı hükmün Dairenin 18.1.2010 tarih ve 8826-75 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı ... tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK.nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, ve aynı kanunun 442 maddesi hükmünce 172.00 (Yüzyetmişiki) Lira para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 12.10.2010 gününde oyçokloğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, Birleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/436 esas ve 2007/391 karar sayılı dava dosyasıyla, daha önce açılmış bulunan ve derdest olan davalısı ... olan asıl dava dosyasında tanık olarak dinlenen davalı ...’ın ... ... köyünde bulunan 206 parselde inşa edilen kuyu masrafı olarak toplam 27.000 TL borç aldığını kabul ettiğini, ancak bu borcun ödendiğini iddia ettiğini, ne varki, ödeme iddiasını kabul etmediklerini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 17.000 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir. 2010/10441-13127Davalı cevabında, davacının isteği üzerine, davacının oğlu bulunan ... ....’e 30.000 YTL tutarlı bono verdiğini ve senet bedelinin ... Bankasın9dan kredi çekilmek suretiyle nakit olarak ödendiğini ve bononun geri alındığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, her iki dava dosyası birleştirilerek, ... hakkında açılan asıl davanın reddine, birleştirilen 2007/436 esas sayılı dosyasında davalı bulunan ...’dan 17.000 TL’nin tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiş, dairemizce 18.1.2010 gün ve 8826-75 sayılı kararı ile onanmış, davalı bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dairemizce 1.6.2010 sayı ve 4720-7444 sayılı Geri çevirme kararıyla fotokopisi ibraz edilen senet aslının gönderilmesi istenmiş, mahkemece davalı tarafından senet aslı ve nüfus kayıt sureti gönderilmiş olup, incelenen senette, alacaklısı.... ve borçlusu ... olan 30.000 TL bedelli ve vadesi ve tanzim tarihi bulunmayan ve kambiyo senedi özelliği taşımayan belge olduğu anlaşılmaktadır. Belgenin arkasında ise, “alacağım yoktur” ibaresi bulunmaktadır. Davalı, 11.9.2007 tarihli keşif sırasında tanık olarak anlatımda bulunmuş, “davalı ...’ın eşi olduğunu, ...’e ait taşınmaz üzerinde birtakım imalatlar yaptırdığını ve parası olmadığı için bu bedeli Davacı’nın ödediğini, ayrıca davacıdan 10.000 TL borç daha aldığını, toplam borcunun 27.000 TL olduğunu, buna karşılık Davacının oğluna 30.000 TL’lik senet imzalayıp verdiğini, akabinde bankadan kredi çekerek buparayı ödeyip senedi aldığını,” anlatmıştır. Davalı ..., ayrıca bono arkasında “alacağım yoktur” ibaresinin Davacının el yazısı olduğunu da açıklamıştır. Bu durumda Davacı’dan bono arkasındaki bu el yazısının kendisine ait olup olmadığı sorulmalı, inkar edilirse gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalı ve el yazısının Davacının eli ürünü olduğu saptandığı taktirde yazılı delil başlangıcı kabul edilerek, tarafların bu ödemeye ilişkin tanık dahil tüm delilleri sorulup sorulup toplanmalı, Davalının kredi alarak ödedim iddiası üzerinde de durulmalı ,Davacı ile ... .....’in baba-oğul oldukları da nazara alınarak ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Kararın bu nedenle bozulması gerektiğini düşündüğümden yüce çoğunluğun karar düzeltme isteminin reddine ilişkin görüşüne katılamıyorum.