MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılarla 11.08.2004 tarihinde ... ortaklığı sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen 4 parça işten 2’sini tamamladığını, işlerin ... İnşaat Taah. Tic. Ltd. Şti. çatısı altında yapılıp, istihkakların da alındığını, sözleşme gereğince giderler düşüldükten sonra kalan karın taraflarca eşit olarak paylaştırılması gerekirken, payına düşen alacağını alamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6.000,00 TL alacağın 31.01.2005 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının, yapılan işlerden kalan net kardan payına düşen 5.000,00 TL’yi, 17.08.2004 tarihli tahsilat makbuzu ile aldığını, başka bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulüne, 421,01 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalı ... İnşaat Limited Şirketinden tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, ... ortaklığı sözleşmesinden kaynaklanan kar payı alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporu dikkate alınarak, davacının payına düşen ve ödenmesi gereken bedelin 5.421,01 TL olduğu, bu bedelin 5.000,00 TL’lik kısmının 17.08.2004 tarihli avans makbuzu ile ödenmiş olması nedeniyle davacının ... ortaklığından dolayı 421,01 TL alacağının kaldığı belirtilerek, bu miktar üzerinden hüküm kurulmuşsa da, hükme esas alınan 29.12.2009 tarihli bilirkişi raporunda, davacıya isabet eden kar payı, davalı ... Limited Şirketi tarafından 2004 yılında kurumlar vergisi beyannamesinde belirtilen 2004 yılı dönem karından, Kurumlar Vergisi tutarı mahsup edildikten sonra kalan miktar üzerinden hesaplanmıştır. Oysa ki, vergi mevzuatına göre vergilerin tarh ve tahakkuku, beyan esasına göre yapılmakta olup, sadece adı geçen davalı tarafından vergi dairesine verilen beyannameye dayanılarak gelir ve kar payının belirlenmesi doğru ve yeterli değildir. Nitekim, vergi beyannamelerinin çoğu zaman işyerlerinin gerçek gelirlerini göstermediği de bilinen bir gerçektir. Bu nedenle davacının ... ortaklığı sözleşmesi gereğince alması gereken kar payının, Kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilen dönem karına göre değil, ortaklığın söz konusu işlerden elde edebileceği gerçek kar miktarına göre belirlenmesi gereklidir. O halde mahkemece, diğer işletmelerin benzeri işlerle ilgili gelir ve giderleri de gözöünde tutulmak suretiyle, ortaklık konusu işlerin niteliğine göre, yapılması gereken harcama ve maliyet bedelleri ile, elde edilebilecek gelir miktarı konusunda yeniden bilirkişi raporu alınarak, ortaklık konusu işlerden elde edilebilecek net gelir miktarına göre davacıya ödenmesi gereken kar payı karşılığı belirlenip, daha önce yapılan ödemenin de mahsubundan sonra kalan miktar üzerinden hüküm kurulmalıdır. Açıklanan bu husus gözardı edilerek, yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy