MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacaak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dava dışı arsa sahipleri ile yüklenici olan davalı ... arasında 1.9.1993 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğunu, daire sahibi olmak amacıyla “... İnşaat Yapı Ortaklığı” adıyla kurulan yapı ortaklığına 01.04.1994 tarihli sözleşme ile üye olduğunu, davalı yüklenici ...’nın, inşaat ortakları tarafından azledilip inşaatın yapım işinin davalı ...’a verildiğini, kendisinin tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen 05.08.1998 tarihli ortaklık kararıyla üyelikten çıkarıldığını, üye olduğu dairenin de davalı ... Yılışan’a satıldığını, davalı ...’ın da 24.10.1998 tarihinde ortaklar tarafından azledildiğini, açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının reddedildiğini ileri sürerek, kendisine teslim edilmesi gereken dairenin rayiç değeri olan 50.000.000.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini dilemişler, diğer davalılar ise davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, “dava konusu dairenin dava tarihi itibariyle belirlenen değerine ve davacının katkısına göre 18.295.200.000 TL’nin davalılar ... ve ...’tan tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine” ilişkin verilen ilk hüküm, davacı ve davalı ...’ın temyizi üzerine Dairemizce, davacı temyizi yönünden araştırmaya yönelik davalı ... yönünden ise, adı geçen davalının “vekil sıfatıyla hareket etmiş olması
ş2010/10948-2011/4205
nedeniyle davacıya karşı sorumlu olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinin 2.fıkrasında, “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.” denilmektedir. Mahkemece vekil olarak hareket eden davalı ...’a husumet yöneltilemeyeceğinden bahisle, adı geçen davalı hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiğine göre, az yukarda belirtilen karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinin 2.fıkrasına göre davada kendisini vekille temsil ettiren davalı ... yararına 575,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, adı geçen davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının “Hüküm” başlıklı bölümüne ayrı bir bent halinde, (575,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’a verilmesine) rakam ve sözlerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcın iadesine, 23.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.