MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı bankadan kullandığı krediye davalının kefil olduğunu ve davalıya bunun için teminat senedi verdiğini, bankaya olan kredi taksitlerinin kendisinin ödemesine rağmen davalının teminat senedini icraya koyduğunu ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tesbiti ile kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıdan teminat amaçlı olarak senet aldığını, kredi borcunun birçok taksitini kendisinin ödediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, senedin teminat senedi niteliğinde olduğu, kredi borcunun dava dışı şahıs tarafından ödendiği, davalının ödemeleri yaptığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davacının icra dosyasında borçlu olmadığının tesbitine, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı, bir takım kredi taksitlerini kendisinin ödediğini savunmaktadır. Dosyada bulunan 13.5.2008, 8.4.2008 ve 7.1.2009 tarihli banka dekontlarında ödeyen olarak davalının adının yer aldığı görülmektedir. Hemen belirtmek gerekirki, bahsi geçen bu ödeme dekontlarının aslının davalı elinde olması halinde bu ödemeleri davalının yaptığının
2010/11967-2011/4226
kabulü gerekir. Bu itibarla, öncelikle az yukarıda bahsedilen banka ödeme dekontlarının asılları davalıdan istenmeli, davalı tarafından ödeme dekontlarının asıllarının sunulması halinde ödemeleri davalının yaptığı kabul edilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-İİK.nun 72/5 maddesi uyarınca menfi tesbit davası açan borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlu hakkındaki takibin haksız olmasının yanısıra, davalı alacaklının da kötü niyetli olması gerekir. Bir başka deyişle, kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilemeyen davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi olanaklı değildir. Dava konusu olay değerlendirildiğinde davalının kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilemediğinden davalı aleyhine tazminata hükmedilme koşullarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, kötüniyet tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, bu kalem isteğin kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentler uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 152.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.