... vekili avukat ... ile ... aralarındaki dava hakkında Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 30.6.2009 tarih ve 156-228 sayılı hükmün Dairenin 6.5.2010 tarih ve 09/14660-10/6397 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, uzaktan tanıdığı davalı ile aralarında hiçbir hukuki ilişki olmamasına ve kendisine herhangi bir talimat vermemesine rağmen taşınmazını 15 yılı aşkın süredir üçüncü şahıslara kıraya verdiğini, aldığı kira paralarını kendisine ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 10.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi rapor ve ek raporu esas alınmak ve taleple bağlı kalınmak suretiyle davanınkabulüne karar verilmiş; tarafların temyizi üzerine Dairemizce onanmış, bu kez davalı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK.nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan davalının sair karar düzeltme taleplerinin reddi gerekir.
2-Hükme esas alınan 13.3.2009 tarihli bilirkişi raporunda 1.2.1992-31.5.2006 tarihleri arasında davaya konu taşınmazın her ay için ortalama aylık 300 YTL kira getireceği öngörülmüş ve bu dönem içerisinde davacının toplam kira alacağının 44.700 YTL olduğu belirlenmiştir. Bu hesaplama tarzı yanlıştır. Her yıl itirabiyle sabit kira getirisinin belirlenmesi günün koşullarına da uygun değildir. Hal böyle olunca davacının 1.2.1992 tarihinden itibaren her yıl itibariyle ayrı ayrı kira alacağı belirlenmeli, davalının usuli kazanılmış hakkı da gözetilmek suretiyle 2006-2007 dönemi aylık kirasının 300 YTL'yi aşmayacağı da gözetilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Bu yönün gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, mahkeme kararı bu gerekçe ile bozulacak iken zuhulen onandığı yeniden yapılan incelemesonucunda anlaşıldığından Dairemiz onama kararı kaldırılmalı, mahkeme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer karar düzeltme taleplerinin REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 6.5.2010 tarih ve 2009/14660 esas ve 2010/6397 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının bozulmasına, evvelce alınan onama harcı ile peşin alınan 35.50 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy