MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, sol güzündeki rahatsızlık nedeniyle davalı şirkete ait hastahanede diğer davalı doktor tarafından 19.11.2003 tarihinde ameliyat edildiğini, ancak başarısız olduğunu ve korneanın delindiğini, sevk edildiği başka hastanede yapılan tedavinin ve kornea naklininde sonuç vermediğini ve sol gözünün görme yetisini kaybettiğini, davalıların kusurlu olduklarını büyük acı elem yaşadığını ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere 30.000 TL maddi, 20.000 TL manevi taminatın tahsilini istemiş, 10.5.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile 156,00 TL maddi, 60.000 TL manevi tazminat talep etmiştir.
Davalılar, operasyon konusunda davacının rızası alınarak müdahalede bulunulduğunu, olayda kusur ve ihmal bulunmadığını, komplikasyon olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumundan ve bilirkişi kurulundan alınan rapor ile olayda davalıların kusurlu olduğunun belirlendiği, davacının zararı 19.11.2003 tarihinde öğrendiği, MK 60.maddesi uyarınca 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, davacının Hacettepe Ünüversitesi Hastanesinin 25.7.2007 tarihli raporu ile %27 fonksiyon kaybını öğrendiği, 25.7.2007 tarihi itibariyle zararları öğrenen davacının 1 yılık süre içinde zararla ilgili talepleri dava konusu yapması gerekirken 1 yıllık süreden sonra ıslah dilekçesi ile talepte bulunduğu, davalıların ıslah talebine karşı zamanaşımı itirazında bulunmaları nedeniyle ıslah edilen kısmın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiği gerekçesiyle 30.000 TL maddi, 7500 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının 2010/15837-2011/6570
aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının 19.11.2003 tarihinde davalı şirkete ait hastahanede diğer davalı doktor tarafından sol gözünden ameliyat edildiği ve bu ameliyat esnasında sol gözdeki korneanın delindiği hususu taraflar arasında ihtilafsız olup, davalıların olayda kusurlu oldukları da alınan Adli Tıp Kurumu ve bilirkişi Kurulu raporundan anlaşılmaktadır. Davacı 10.5.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini yükseltmiş isede, mahkemece davacının 25.7.2007 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen raporla tam zararı öğrenmesine rağmen bir yıllık süreden sonra ıslah talebinde bulunduğu ve bu nedenle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle ıslah talebi dikkate alınmamıştır. Hemen belirtmek gerekirki davacı ile davalılar arasındaki ilişki vekalet hukuki ilişkisi olup, BK'nun 126.maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Davacı, sol gözündeki görme kaybının vücut tamlığında %27 azalmaya neden olduğunu, bir başka deyişle davalıların kusurlu hareketlerinin verdiği tam zararı 25.7.2007 tarihinde öğrenmiş olup, BK'nun 125.maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresinde 25.7.2007 tarihinde başlar. Davacı 10.5.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talepte bulunduğu için, 25.7.2007 tarihinde başlayan 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde ve süresinde ıslah talebinde bulunduğunun kabulü gerekir. Öte yandan ıslahla ilgili talep için zamanaşımı süresinin 25.7.2007 tarihinde başladığına dair mahkemenin kabulü ve bu yöndeki gerekçeside davalılar tarafından temyiz edilmemiş olmakla, davalılarında zamanaşımının 25.7.2007 tarihinde başladığını kabul ettikleri anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının zamanaşımı süresi içinde ıslah talebinde bulunduğu kabul edilmelidir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek davacının ıslah talebinde gözetilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalıların tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 556,90 TL. temyiz harcının istek halinde davacı iadesine, 1.670,60 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 26.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.