MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki devre tatil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yapılan devre tatil sözleşmesinin 27 ve devamı maddeleri gereğince her yıl taşınmazın aynına ilişkin fahiş aidatlar belirlendiğini, sözleşmenin haksız şartlar içerdiğini ileri sürerek, 27. Maddenin iptaline, aidat miktarının indirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece HUMK.nun 409/1.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu karar üzerine davacı tarafça HUMK.nun 166 ve vd. .maddeleri gereğince 29.6.2010 tarihli dilekçe ile mahkemeye başvurarak, ilgili tarihi kapsayan hekim raporu ibraz ederek, davanın açılmamış sayılması kararının kaldırılması suretiyle eski hale getirme isteminde bulunduğu, buna karşılık mahkemece 1.7.2010 tarihli ek karar ile daha önce verilen kararla davadan el çekildiği, temyiz aşamasında yapılan eski hale getirme taleplerinin Yargıtay'ca incelenmesi gerektiğinden bahisle bu istem hakkında red kararı verildiği tüm dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır.
HUMK’nun 169.maddesi gereğince, hüküm verilmeden önceki eski hale getirme istemleri, davaya bakan mahkemeye, temyiz veya karar düzeltme sürelerinin geçirilmiş olması üzerine eski hale getirme istemleri ise hükmü temyizen incelenmekle görevli Yargıtay Dairesi’ne yapılmalıdır. Başka bir deyişle
2010/15851-2011/13288
HUMK’nun 169.maddesi hükmü gereğince, ancak temyiz veya karar düzeltme sürelerinin geçirilmiş olması üzerine eski hale getirme istemleri hükmü temyizen incelenmekle görevli Yargıtay Dairesi’ne aittir. Kaldı ki, davanın takip edilmemesi nedeniyle verilen davanın açılmamış sayılması kararı, usule ilişkin bir karar olup, uyuşmazlığın esasını çözüme bağlayan ve mahkemenin o işten mutlak anlamda el çekmesi sonucunu doğuran nitelikte bir karar değildir. Bu bakımdan mahkemece, davacının eski hale getirme talebinin HMUK'nun 166 ve devamı maddeleri gereğince incelenip, dayandırıldığı olgular değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece yanlış değerlendirme ile davacının eski hale getirme talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan 1.7.2010 tarihli ek kararın BOZULMASINA, 2. Bent gereğince diğer itirazların incelenmesine yer olmadığına, 29.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy