(818 S. K. m. 213)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı Z. V. avukatınca duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Z. V. vekili gelmiş, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılarla yapılan 16.11.2007 tarihli sözleşmeyle davaya konu davalı Z.'ye ait taşınmazın kendisine 80.000 TL bedelle satıldığını, satış bedeli olarak davalı Ö.'e 39.400 TL verdiğini bu paraların davalı Z.'nin hesabına aktarıldığını, Z.'nin daha sonra satış bedelinin az olduğu gerekçesiyle satıştan vazgeçtiğini, davalılarla yapılan sözleşmede akitten rücu halinde 5.000 Euro ödeneceğinin kararlaştırıldığını belirterek satış bedeli olarak ödediği 39.400 TL'nin davalılardan ticari faizi ile, sözleşmeye göre kararlaştırılan 5.000 Euro karşılığı 10.500 TL cezai şartın davalılardan 16.11.20007 tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı Z.'nin C. Savcılığına vermiş olduğu dilekçede emlakçı olan diğer davalılarla taşınmazın satışı konusunda anlaştığını kabul ettiği, bu bağlamda geçersiz sözleşme sebebiyle davalı Z.'nin aldığı 39.400 davacıya iadesi gerektiği, cezai şart yönünden ise sözleşmeye göre davacının cezai şarta dair talebi yerinde görülerek davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Z. V. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen 16.11.2007 tarihli harici taşınmaz satım sözleşmesi gereğince ödenen bedelin iadesiyle cezai şartın tahsiline ilişkindir. Davaya konu taşınmaza dair olarak taraflar arasında imzalanan 16.11.2007 tarihli harici satış sözleşmesinin B.K. 213 üncü maddesi gereğince, resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğundan, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartta geçersizdir. Mahkemece, 5.000 Euro karşılığı 10.500 TL cezai şart talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu kalem isteğin de kabul edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle temyiz olunan kararın davalı Z. V. yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan 742.00 TL. temyiz harcının istenmesi halinde davalıya iadesine ve yine peşin alınan 722.60 TL temyiz harcın istenmesi halinde davacıya iadesine, 12.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy