MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, idare, dava dışı kooperatiflerle birlikte davalı kooperatifinde müracaatı üzerine kamulaştırdıkları taşınmazlardan 2483 ve 2488 parsel numaralı taşınmazları kamulaştırma amacına uygun olarak davalı kooperatife devir ettiklerini, davalı kooperatifin taşınmazın eski malikleri tarafından açıklanan tezyidi bedel ve benzeri nitelikteki davalardan doğacak masraflardan sorumlu olacağına dair taahütname verdiğini, önceki malikler tarafından açılan tezyid-i bedel davaları sonunda 24.959,30 TL miktarı ve davalar sonunda ödedikleri 1.233,80 TL yargılama giderini davalının ödemesi gerektiğini ileri sürerek bu miktarların faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazları davacıdan bedelini ödeyerek satın aldıklarını, davacının kusurundan doğan davalardan sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı kooperatifin verdiği taahütnameler nedeniyle davacının arsa sahiplerine ödediği bedelden sorumlu olduğu, tezyidi bedel davasına bakan mahkemelerce noter tarafından yapılan tebligatların usulüne uygun düzenlenmemesi 2010/17583-2011/12829
Nedeniyle davaları kabul ettiği, noter tarafından yapılan tebligatların usulüne uygun yapılmamasından dolayı davacı idarenin kusurlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava dışı kooperatiflerle birlikte davalı kooperatifinde 1985 yılında talepte bulunması üzerine 1.2.1985 tarihli olurla kamulaştırılan taşınmazlardan dava konusu olan 2483 ve 2488 parsel numaralı taşınmazların açılan tescil davaları sonunda davacı idare adına tescil edildiği, daha sonra davacı adına tescil edilen bu taşınmazları davacı idarenin 26.1989 tarihinde davalıya tapuda devir ettiği, bilahere eski maliklerin 19.6.2006 tarihinde davacı idare aleyhine açtığı davaların sonunda davacı idarenin artırılan kamulaştırma bedelinden sorumluluğuna karar verildiği ve kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, idarenin kesinleşen kararlar neticesinde eski maliklere ödemede bulunduğu sabittir. Davalı kooperatif 17.1.1985 ve 14.10.1993 tarihli taahütnameler ile idare aleyhine açılmış veya açılacak olan her türlü davanın idare aleyhine sonuçlanması halinde idarenin doğmuş ve doğacak tüm zararlarını kendisinin karşılayacağını taahhüt etmiş olup, mahkemeninde kabulünde olduğu gibi davalı kooperatif tezyidi bedel davası sonunda hükmedilen bedelden sorumludur. Ancak kesinleşen tezyidi bedel davasına ait ilamda idarenin kamulaştırma evraklarının eski maliklere usulüne uygun tebliğ edilmediği kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Davacı idare kamulaştırma olurunu 1985 yılında anılan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma evraklarını malikine usulüne uygun tebliğ etmeyerek taşınmazlar hakkında 2006 yılında tezyidi bedel davası açılmasına sebep olmuştur. Kamulaştırma evraklarının maliklerine usulüne uygun tebliğ edilmediği hakkında kesin hüküm bulunmakta olup, bu karar tarafları ve mahkemeyi bağlar. Hemen belirtmek gerekirki, davacı idare adına kamulaştırma evraklarını malikine tebliğine aracılık eden ve tebliği sağlayan ilgili PTT daresinin yaptığı tebligatların usulüne uygun yapılmasını davacı idare kontrol etmek ve bu bağlamda tebligatların usulüne uygun yapılmasını sağlamakla sorumludur. Bir başka anlatımla, davacı idare kamulaştırma işlemlerinin diğer aşamalarında olduğu gibi, kamulaştırma evraklarının maliklerine usulüne uygun tebliginden sorumlu olup, noter tarafınden yapılan tebligatın usulüne uygun olmamasından da sorumludur. Dosyadaki bilgi ve belgelerden tarla vasfında
2010/17583-2011/12829
iken kamulaştırılan taşınmazların zaman içinde arsa vasfına dönüştüğü ve kamulaştırma bedelininde arsa vasfı esas alınarak belirlendiği anlaşılmaktıdır.
Yukarıda açıklanan hususlar birlikte değerlen- dirildiğinde olayda davacı idarenin kusurlu bulunduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla hükmedilen bedelden mahkemece belirlenecek davacı idare kusuru oranında indirim yapılması zorunludur. Mahkemece olayda davacı idarenin de müterafik kusurlu olduğu, kamulaştırma evraklarının tebliğini sağlayan noter işleminin davacının kusurunu bertaraf etmeyeceği kabul edilerek, davacının takdir ve tayin edilerek kusuru oranında bedelden indirime karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 20.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.