MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının res'en düzenlenen ksub abonesi olduğunu, tanker suyu kullanarak işletmesinde faaliyetini sürdürdüğünü, tanker suyunun tarifelere göre hesap edilen ksub alacağı 17.919.100.00 TL'nın faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 1.3515 TL asıl alacak, 4.414,10 TL gecikme zammı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, mahkeme kararrı taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, kiracı olduğu davalıya ait taşınmazda 2005-2008 dönemine ilişkin ödediği kira bedelinin davalı tarafından kabul edilmeyerek arttırılmış kira bedeli ve faizi ile tahsilinin talep edilmesi üzerine borçlu olmadığının tesbiti için eldeki davayı açmıştır.Davalının açtığı icra takibinin 6570 sayılı yasaya göre yapılması gerekirken 6183 sayılı yasaya göre yapılması nedeniyle daha sonra bizzat davalı tarafından ödeme emri iptal edilmiş ve takip bu safhada bırakılmıştır. Ancak davalının takip usulünde hata yapmış olsalar da bunun bir ihbar-ihtar olarak kabul edilmesi gerektiğini beyan ettiğinden dava konusu dönem için muaraza doğduğunun kabulü gerekir. Buna göre bu dönem için kira bedelinin mahkemece belirlenmesi gerekir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de;karar tarihinden sonra 25.2.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Bazı 2010/18842-9119
Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel ... Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki 6111 sayılı Kanunun 4.Kısım 1.Bölüm,Diğer ve çeşitli alacaklar başlıklı 17.maddesinin (25)/f fıkrası ile vadesi 31.12.2010 tarihinden önce olan,İl özel idareleri,belediyeler ve bunların bağlı olduğu kuruluşları ile sermayesinin % 50 sinden fazlası bunlara ait şirketlerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlar hakkında yaptıkları irtifak hakkı ve kiralama işlemlerinden kaynaklanan (kaynak sularının kira bedeli dahil) kira alacakları ve ferileri hakkında da bu kanun hükümlerinin uygulanacağı açıkça belirtilmiştir.Aynı kanunun 18.maddesi hükmü gereğince borçluların bu kanunun yayınlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri yönünde hak tanınmış olmakla borcun yeniden yapılandırılması yönünde bir düzenleme getirilmiştir.
Dava konusu alacağın 6111 sayılı kanun kapsamında olması nedeniyle bu yasa hükümlerinden faydalanmak için başvurusunun olup olmadığı hususları davacıya sorulup,talebi olduğu takdirde bu konudaki taraf delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın taraflar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 10.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.