(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın E. Y. yönünden reddine diğer davalı yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde N. K. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan E. Y.'ın Kadıköy, Şenesenevler. Marmara Cad. E... Apt. No:...2 adresinde bulunan dairenin maliki, diğer davalı N. K.'un ise Emlak Komisyoncusu sıfatı ile bila tarihli Alım Satım ve Komisyon Anlaşması yaptıklarını ve 158.000,00 TL bedel ile satışı konusunda anlaşmaya vardıklarını, anlaşmanın 2. maddesi uyarınca 2.500,00 Euro satış bedeline mahsuben kaparo bedelini nakden ödediğini, 4. maddesine göre alıcı veya satıcından biri almaktan ya da satmaktan vazgeçtiği takdirde kaparo bedeli hariç, 5.000,00 ABD Doları cezai şart bedeli ödemeyi kabul ettiklerini, davalılardan N. K. el yazısı ile diğer davalının satıştan vazgeçtiğini ve 20.2.2009 tarihine kadar 2.500,00 Euro'nun iade edileceğini kabul ve taahhüt ettiğini, fakat bu paranın ödenmediğini öne sürerek, 2.500,00 Euro kaparo bedeli ve 5.000,00 ABD Doları cezai şartın ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası Efektif satış kuru üzerinden TL'sı karşılığı ve dava tarihinden itibaren dövize uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı N. K.'a davetiye tebliğ edilmiş, ancak davaya yanıt vermemiş, duruşmalara da katılmadığı anlaşılmıştır.
Davalı E. Y.'a tebligat yapılamamış, davacı vekili 3.11.2009 tarihli duruşmada dosyaya ibraz edilen Satış Sözleşmesinde davalı E. Y.'ın imzasının bulunmadığını bu sebeple adı geçen davalı yönünden davayı atiye bıraktıklarını bildirmiştir.
Mahkemece. Davalı E. Y. yönünden, dava atiye terk edildiğinden bu davalı ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı N. K. yönünden, davanın kabulü ile, 2.500,00 EURO kaparo bedeli ile 5.000,00 ABD Doları cezai şartın, kaparo bedeline dava tarihinden itibaren Merkez Bankasının 1 yıl vadeli dövize uyguladığı en yüksek faiz de uygulanmak sureti ile adı geçen davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı N. K. tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davalı N. K.'un emlakçı olduğu ve davalı satıcı E. Y. ile davacı arasında yapılan sözleşmeye aracılık ettiği hususu ihtilafsızdır. Ne var ki davalı E. Y.'ın taşınmazı sözleşmenin akidi olan davacıya satmadığı, kendisinin satıştan caydığı da uyuşmazlık konusu değildir. Davacı bu davada, ödediği kaparo ile sözleşmeden kaynaklanan cezai şart talebinde bulunmuştur. Mahkemece, her iki talep yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki gayrimenkul satışına ilişkin sözleşme resmi şekilde yapılmadığından geçersizdir. Geçersiz sözleşme taraflar ancak verdikleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebilir. Sözleşmede satıştan vazgeçilmesi halinde cezai şart ödeneceğine dair kararlaştırmada hukuki sonuç doğurmaz. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma gerektirir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentle açıklanan sebeplerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 15.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy