MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş, davalılar tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, adına olan kooperatif hissesinin, davalıların işbirliği yapmak suretiyle boşandığı eşi olan davalı ... 'e devredildiğini, kooperatifin tasfiyesinden sonrada ... ili, 2.Bölge, 367 ada 3 parsel nolu, C blok, Zemin 1 no ile tapuda kayıtlı olan evin kendi geliri ile alındığı halde, eşiyle arasının açık olması nedeniyle davalı kayınpederi M.Cahit Çayırgan adına tescil edildiğini, 4.10.2006 tarihinde kesinleşen kararla eşinden boşandığını ileri sürerek, gönderilen dövizin Türk parası karşılığı olan 35.000 YTL.nin yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, zamanaşımı def'inde bulunmuş ve davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından davalı kayınbiraderi ...'a bir miktar para gönderildiği davacının S.S. ... Konut Yapı Kooperatifine üye iken kooperatif tarafından usulsüz olarak üyelik kaydının davalı ... adına, tasfiyeden sonra da tapunun diğer davalı ... adına geçirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiş, karar dairemizin 3.7.2008 gün ve 2008/1787 Esas, 2008/9448 Karar sayılı ilamı ile onanmış, davalılar bu kez karar düzeltme istemindebulunmuşlardır.,Davalıların karar düzeltme taleplerinin incelenmesinde ,davalıların esasa cevap süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmadıkları sonradan ileri sürdükleri zamanaşımı def'inde davacı vekili "davalıların zamanaşımı def'ini 10 gün içinde bildirmedikleri, savunmanın genişletildiğini" açıklayarak
2010/203-12325
karşı çıkmış ve davalılar 14.11.2007 tarihinde sunulduğu anlaşılan dilekçeleriyle, ıslah yoluyla zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Mahkemece, davalının bu ıslah dilekçesi hakkında herhangi bir işlem ve değerlendirme yapılmaksızın, davacının itirazı gözetilerek, zamanaşımı def'i reddedilmiştir. Süresinde davaya cevap vermeyen ve böylece esasa cevap süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmayan davalı, ıslah yoluyla bunu ileri sürebilir. Davalı, ıslah dilekçesi vererek zamanaşımı def'inde bulunduğuna göre, ıslaha ilişkin usul hükümleri çerçevesinde bu dilekçesi işleme konularak, usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu benimsenmek suretiyle davalıların bu def'inin incelenmesi, olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken, kararın gerekçesinde de bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiş mahkemece bozma ilamına uyulmuş, bu kez mahkemece davalı tarafın 10 günlük yasal esasa cevap süresi içinde zamanaşımı definde bulunmadıkları, müstakilende zamanaşımı defini ıslah yolu ile talep etmediklerinden davalının ıslah işlemini yapabilmesi içinde süresinde verilmiş bir cevap dilekçesi bulunmadığından davalıların zamanaşımı def'inin reddi ile davanın önceki karar doğrultusunda kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-25.03.2009 tarih ve 2009/739 esas2009/3962 karar sayılı bozma ilamında davalıların ıslah sureti ile zamanaşımı definde bulundukları ancak mahkemece zamanaşımı defi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece dairemizin bozma ilamına uyulmakla davalılar lehine usulü kazanılmış hak doğmuştur.Bu bağlamda davalıların usul ve yasaya uygun zamanaşımı definde bulundukları hususu kesinleşmiştir.Mahkemece bu durumda davacının talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken davalı tarafın zamanaşımı definin yasal süre içinde yapılmadığı gerekçesi ile reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 2.bentte bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 472.50 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy