MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, aracının satışı için davalı ...’ye vekaletname verdiğini, aracının 13.06.2004 tarihinde dava dışı ... ....’a 13.000 TL bedelle vekili tarafından satıldığını, bu şahsın araç üzerinde haciz bulunduğu gerekçesiyle kendisine karşı icra takibi başlattığını, diğer davalının avukat olduğunu, birlikte harekat ettiklerini ileri sürerek, 20.250.00 TL’nin tahsilini talep etmiş, 26.07.2007 tarihli dilekçesi ile de, masraflar ve araç bedeli olarak 7.000.00 TL maddi tazminat ,13.250.00 TL manevi tazminat istemiştir.
Davalı ..., aracı haricen 4.500.00 TL ödeyerek satın aldığını ve 3. şahsa sattığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davalı ... Maçlık, tarafların arasındaki olaylarla ilgisinin bulunmadığını, Vedat’ın verdiği vekalet ile işlemler yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, aracının satışını yapmak üzere vekil tayin ettiği davalılardan, ...’den de araç satış bedelini talep etmiş,davalı ... aracı kendisinin 4.500.00 TL 2010/2037-13182
ödeyerek satın aldığını ve 3. şahsa sattığını belirterek satış bedelinin davacıya ödendiğini savunmuştur.Mahkemece davacının dava dışı ihbar edilen ve aracı 13.06.2004 tarihinde satın alan ... ....’a açtığı menfi tespit davasını takipsiz bırakmak suretiyle,zararını karşılayamadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının dosyada mevcut 11.10.2000 tarihli noterde düzenlenen vekaletname ile davalı ...’ye aracının satışını yapmak üzere vekalet verdiği,bu vekaletname ile 13.06.2004 tarihli adi yazılı oto satım sözleşmesi başlıklı belgede davaya konu aracın dava dışı ... .....’a harici satışının yapıldığı, satış bedelinin ödendiği belirtilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, vekilin özen ve sadakatle ... görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı noktasındadır.Vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (B.K. md. 390/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (B.K.md. 392/1) Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler evleviyetle dahildir. Vekil olarak hareket eden davalı ... tarafından araç satış bedelinin ödenmesi gerekir. Davalı ... araç için davacıya 4.500.00 TL ödediğini savunmuş ise de, bu savunmasını yazılı delilerle kanıtlayamamıştır. Kaldı ki 13.06.2004 tarihli harici sözleşmeyi vekil sıfatıyla yaptığı ve 13.000.00 TL aldığı da dosya kapsamı ile sabittir. Bu itibarla davada ispat yükü, mahkemenin kabulünün aksine davacıya değil, davalı vekile aittir. Mahkemece ispat yükünün davacıya ait olduğu gerekçe gösterilerek taraflar arasındaki ilişkinin hukuki tavsifinde hataya düşülmek ve ispat yükü ters çevrilmek suretiyle, “davacının, alacaklı olduğunu ispat edemediğinden” bahisle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy