MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartı ile harcamalar yaptığını, ayrıca ihtiyaç kredisi kullandığını, her iki borç için de ayrı ayrı icra takibi başlatıldığını, borcunun fahiş belirlendiğini ileri sürerek, borcunun tesbiti ile , fazla ödemelerinin istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kredi kartı harcamalarından doğan borcunu ihtara rağmen ödemediğini yasa ve sözleşme hükümlerine uygun olan alacağın tahsili için davacı hakkında icra takibi yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında Banka Kredi Kartı sözleşmesi yapılıp, davacıya kredi kartı verildiği, davacının bu kartla harcamalar yaptığı, yine davacıya ihtiyaç kredisi kullandırıldığı, borcun ödenmemesi üzerine davalı bankanın davacı aleyhine icra takibi yaptığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davacının 4.6.2007 tarihinde açtığı menfi tespit davasında, mahkemece 15.4.2008 tarihli kararla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, karar tarihinden sonra 7.7.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5464 Sayılı Banka kartlar ve Kredi Kartları Kanununda değişklik yapılmasına dair 5915 sayılı Kanunun 2.maddesi ile 5464 Sayılı Yasaya geçici 5.madde eklenmiştir. Yasanın geçici 5.maddesi 31.5.2009 tarihi itibariyle kart hamiline ödenmesi için ihtar çekilen veya hakkında icra takibi başlatılan kredi kartı borçları için borcun yeniden yapılandırılması için bir düzenleme getirilmiştir.
Somut olayda davacı hakkında 30.4.2003 tarihi itibariyle icra takibi yapıldığı anlaşıldığından davacının 5915 Sayılı Yasa ile değişik 5464 Sayılı Yasanın geçici 5.maddesinden faydalanılması konusunda müracaat edip borç ödendiği takdirde bu dava konusuz kalacaktır. Bu durumda davacıdan 5915 Sayılı Yasa ile değişik 5464 Sayılı Yasanın geçici 5.maddesi gereği borcun yeniden yapılandırıp, konusunda talebi olup olmadığının sorulup, talebi olduğu takdirde, bu konuda tarafların delilleri taplanıp sonucuna uygun karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre bu aşamadan tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle tarafların diğer temyiz itirazlaranın incelenmesine gerek olmadığına, 11.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.