MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ... 'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılara ait taşınmazı 1.1.1987 tarihli kira sözleşmesi ile kiralayarak üstündeki yapıları yıkıp lokanta, kafeterya, bar inşaa ettiklerini, 1.1.1989 ve 1.1.1991 tarihli kira sözleşmeleri ile kiracılıkları devam ederken davalının açtığı tahliye davası sonucu 31.1.2005 tarihinde taşınmazı teslim ettiklerini bildirerek taşınmaza yaptıkları faydalı ve zorunlu giderlerin tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiştir.
Mahemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirket mahkeme kaarı ile tahliye ettiği taşınmaza yaptığı faydalı ve zorunlu giderlerin tahsili için eldeki davayı açmıştır.Dava konusu taşınmaz gerçek kişiler tarafından 1.1.1987 tarihli 4 yıl süreli kira sözleşmesi ile kafeterya binası ve arsası olarak kiralanıp, bu gerçek kişiler tarafından üstündeki yapı yıkılarak gazino, lokanta, bar, kafeterya inşa edilmiş, bu kira sözleşmesinin 3.bendinde, kiracının dilediği ilaveyi yapabileceği, bina içinde yapılanların tahliye anında malsahibine bırakılacağı, bina dışındaki ilavelerin dilerse götürülebileceği kararlaştırılmıştır. 1.1.1989 tarihli 6 yıllık kira sözleşmesi ile yeni yapılan binalar ile birlikte önceki kiracı gerçek şahısların kurduğu kollektif şirket tarafından kiracılık ilişkisi sürdürülmüş bu kira sözleşmesinin 5.bendinde Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesinin 1989/167 esaslı tahliye davasında yapılan mahkemece de karara esas alınan 9.10.1989 tarihli sulhname hükümlerine uyulacağı kararlaştırılmıştır. 5.6.1989 tarihinde açılan tahliye davasında 9.10.1989 tarihli kararla aynı tarihli sulhname hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 1.1.1991 tarihli 5 yıl süreli, kollektif şirket tarafından yapılan kira sözleşmesinde, şirketin nevi değiştirmesi halinde de kira
2010/2758-14973
sözleşmesinin devam edeceği belirtilmiş, yapılan, yapılacak giderlerle ilgili bir düzenleme yapılmamıştır. Kollektif şirket daha sonra limited şirkete dönüşerek kiracılık ilişkisi devam ettirilmiştir. Davalılar sulhname hükümlerine uyulmadığı gerekçesi ile açtıkları tahliye davası sonucu davacının tahliyesine karar verilmiş, taşınmaz 31.1.2005 tarihinde davalılara teslim edilmiştir. Davacı tarafından yapılan bir kısım yapıların imara aykırı olduğu ve hakkında yıkım kararı bulunduğu, buna karşı açılan davaların reddedildiği, dava sırasında da yıkım kararının uygulandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Taraflar arasında önceki tahliye davası sırasında düzenlenen ve mahkeme kararında da tekrarlanan sulhnamenin 1.maddesi hükmüne göre”Bundan önceki kira sözleşmelerinin geçersiz olacağı, yeniden düzenlenen kira sözleşmesinin 1.1.1990-31.12.1995 arası olacağı”, 7.maddesi hükmüne göre “Tahliye sırasında davalının mecurdan ancak taşınabilir mallarını götürebileceği taraflar arasında kabul edilmiştir” Sulhname ile yapılanların tahliye halinde nasıl tasfiye edileceği düzenlenmiş, kira ilişkisinin 1.1.1990-31.12.1995 tarihleri arasında yapılacağı belirtilmiştir. Buna göre yapılan 1.1.1990 tarihli kira sözleşmesinde ise yapılan ilavelerle ilgili bir düzenleme getirilmemiştir. Ancak yeni bir kira sözleşmesi yapılması ve yapılan ilavelerin akibeti ile ilgili olarak taraflar sulhname düzenlemiş olması, sulh hukuk mahkemesi de tahliye davasını bu sulhnameye göre sonuçlandırmış olmasına göre, kiracı tarafından yapılan ilaveler hakkındaki sulhname hükümleri, yine sulhname sonucu düzenlemesine karar verilen kira sözleşmesinde sulhname hükümlerine atıf yapılmadığı şeklinde yorumlanamaz. Daha önceki kira sözleşmeleri de sulhname hükümlerine göre geçersiz sayıldığından artık sulhname öncesinde düzenlenen kira sözleşmeleri ile yapılan düzenlemeler bağlayıcı değildir. Bu açıklamalar ışığında, davacı kiracı tahliye anında yalnızca taşınabilir mallarını götürebilir. Mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından bizzat şirket kiracılğında iken yapılan, mutad işletme gideri sayılmayan, imara aykırı olduğu için yıkılacak kısımda kalmayan, 17.300 TL'lik ilavelerin tamamının taşınabilir nitelikli olmayan faydalı ve zorunlu masraflardan olduğu anlaşılmakla, mahkemece kabulüne karar verilen kalemler nedeniyle sulhnamenin 7.maddesi hükmüne göre davacı bir masraf talep edemez. Böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan 934.20 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.