... ile 1-... ... vekili avukat ... ...., 2-... .... aralarındaki dava hakkında ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19.9.2008 gün ve 390-198 sayılı hükmün Dairemizin 5.10.2009 tarih ve 4186-10948 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalı ... ....’ın vekili olarak diğer davalı ... .....’a karşı ... 3. ... Mahkemesinin 2005/626 esas sayılı dosyası üzerinden tazminat davası açtığını, ne var ki yargılama sırasında müvekkili ... .....’ın diğer davalı ile anlaşarak tazminat davasından feragat ettiğini, vekalet ücretinin ise ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 YTL vekalet ücreti alacağının her iki davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ....., davacı ile sözleşme ilişkisi bulunmadığını, diğer davalı ... ...... ise, davacıya vekalet ücretini peşin olarak ödediğini, davacının bilgisi ve rızası ile açılan davadan vazgeçtiğini savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının vekil olarak takip ettiği davada, tarafların anlaşması ve davanın feragatle sonuçlanması nedeniyle, davanın taraflarının davacı vekile karşı, sözleşmeden kaynaklanan 20.000,00 YTL vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu oldukları benimsenerek, davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak, 1.000,00 YTL vekalet ücretinin 5.2.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... .....’ın temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, davacı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davacının, davalılardan ... ....’ın vekili olarak, ... kazası nedeniyle diğer davalıya karşı tazminat davası açtığı, yargılama sırasında davanın taraflarının sulh olmaları üzerine ise davanın feragatle sonuçlandığı anlaşılmakta olup, davacı, bu durumda, davalılardan ... ..... ile imzalanmış olan ücret sözleşmesinde belirtilen 20.000,00 YTL vekalet ücretinden her iki davalının da sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 1000,00 YTL vekalet ücretinin tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. Dairemize ait bozma ilamında, “Avukatlık Kanununun 165.maddesi hükmüne göre sulh ile sonuçlanan işlerde her iki tarafın da avukatlık ücretinin ödenmesi hususunda avukata karşı müteselsilen sorumlu oldukları, ancak, avukat ile müvekkili arasında yapılan ücret sözleşmesinin 2010/3535-12691üçüncü kişi konumundaki hasım taraf yönünden bağlayıcı olabilmesi için, ücret sözleşmesinin yargılamayı sona erdiren taraf işleminden önce yapıldığının, HUMK’nun 299. maddesine göre kanıtlanması gerektiği, ücret sözleşmesinin sulh protokolünden önce yapıldığının, HUMK’nun 299.maddesi uyarınca ispatlanamadığı hallerde, bu sözleşmenin tarafı olmayan hasım tarafın sorumluluğunun, ücret sözleşmesi yapılmamış olsa idi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tespit edilecek miktar kadar olacağı, bu nedenle, dava konusu olayda resmi şekilde onaylanmayan ücret sözleşmesinin sulh protokolünden önce yapıldığının HUMK’nun 299.maddesi uyarınca ispatı için davacı taraftan delilleri sorulup tespit edilmeden hüküm tesisinin yanlış olduğu, bu hususun ispatı halinde yazılı şekilde, aksi halde ise, hasım tarafa yükletilecek vekalet ücretinin, feragatle sonuçlanan davada, harca esas dava değeri olan 1.000,00 YTL üzerinden, ücret tarifesi hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği” belirtilmişse de, davacının dava dilekçesine eklemiş olduğu, davacı ve davalı ... ....’ın imzalarının bulunduğu dava konusu 13.12.2005 tarihli ücret sözleşmesini de içeren, aynı tarihli genel vekaletnamenin, ... mahkemeler veznesinde 22.12.2005 tarihli, 54690 kasa yevmiye numarası ile 2,00 YTL harç tahsil edilmek suretiyle harçlandırıldığı, dolayısıyla davanın dayanağı olan ücret sözleşmesinin, sulh tarihi olan 5.2.2007 tarihinden önce yapıldığının, 22.12.2005 tarih ve resmi kaşeli belgeyle ispat edildiği görülmektedir. O halde mahkemece verilen “davanın kabulüne” yönelik hükmün onanması gerekirken, Dairemizce, az yukarda değinildiği gibi, “bu hususun araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle” sehven bozulduğu, bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olup, davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait 2009/4186 E. 2009/10948 K. sayılı 5.10.2009 tarihli “bozma” ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının açıklanan nedenlerle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait 2009/4186 E. 2009/10948 K. sayılı 5.10.2009 tarihli “bozma” ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 46.40 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 32.30 TL temyiz harcının istes halinde davacıya iadesine, 5.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy