MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat, ecrimisil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kardeşi olan davalı ile uzun yıllardan beri gerek ırsen ve gerekse müştereken satın aldıkları taşınmazları işlemek, hariçte de çalıştırarak kazanç sağlamak amacıyla tarım makinalarını satın aldıklarını, davalının tarım makinaları ile taşınmazları kiralamak suretiyle gelir elde ettiğini, akabinde bir kısım tarım makinalarını elinden çıkardığını, bir kısım tarım makinalarını ise birlikte satın almalarına rağmen kendi adına tescil ettirdiğini, davalının kiralamadan dolayı kendisine ecrimisil ödemesi gerektiğini belirterek biçerdöver ve traktörlerinin değerinin tesbit edilip satılarak kendi payının ödenmesini, tarım makinalarının kiraya verilip gelir elde edilmesi nedeniyle gelirden kendisine pay verilmesini, müştereken satın alınan iki dükkanın bedelinden kendi payının tahsilini, tarlaların ecrimisil bedellerinden payına düşenin tahsili ile manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının intifadan men edilmediğini bir adet traktörün kendi adına kayıtlı olmadığını, otomobil ve dükkanda davacının hakkınında bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, biçerdöver, ..... plakalı traktörü ile iki adet balya makinası, 4 adet tarla niteliğindeki taşınmazlardan davacının kullanım hakkının davalı tarafından engellenmediği, bu kalemlerin kiraya verilerek gelir elde edildiğininde ispatlanamadığı, bir adet traktör ile otomobilin davalıya ait olduğunun ispat edilemediği, manevi tazminatın koşullarının bulunmadığı, bir dükkanın davanın taraflarıyla ilgisinin bulunmadığı, diğer dükkanın ise gelir elde etmediği, bir kısım tarım makinalarının ise müştereken alındığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, biçerdöverin ve ..... plakalı traktörün ortaklığının giderilmesi talebinde sulh hukuk mahkemesi görevli olduğundan bu taleplere yönelik dava dilekçesinin görev yönünden reddine, diğer taleplerin ise esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.2010/4024-13115Davacı eldeki davada, davalı ile birlikte müştereken satın aldıkları tarım aletlerinden ve yine gerek ırsen intikal eden ve gerekse müştereken satın aldıkları taşınmazlarda davalı ile ortak olduklarını ileri sürerek talepte bulunmuştur. Davacının dava dilekçesindeki açıklamaları ile dosya kapsamından taraflar arasında adi ortaklık bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının talebi aynı zamanda adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsamaktadır. Davanın bu şekilde hukuki nitelendirmesinin yapılmasının gerekliliği karşısında mahkemece adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmelidir. Adi ortaklığın ne şekilde sona ereceği BK.nun 535.maddesinde, tasfiyenin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı da 538 ve devamı maddelerinde gösterilmiştir. BK.nun 537/7.maddesi uyarınca da mahkemece adi ortaklığın feshine karar verildiğinde ortaklığın mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği karar yerinde gösterilmelidir. Tasfiyenin BK.nun 538 ve devamı maddeleri gereğince yapılması için öncelikle yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenmeli, tarafların tasfiye hususunda anlaşıp anlaşamadıkları tesbit edilmesi, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir. Taraflar mevcut mal ve demirbaşların bölüşülmesinde ya da mal varlığının bir meblağ karşısında diğerine bırakılmasında anlaşamadıkları taktirde mahkemece tayin olunacak bir görevli marifetiyle bu malların satılmasına, öncelikle varsa ortaklığın borçlarının ödenmesine, bilahare ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslarla, ortaklık için yaptıkları masraflar hesaplanmalı ve her birinin ortaklıktan olan alacağı düşüldükten sonra geriye birşey kalır ise bu meblağın, var ise zararın payları arasında paylaştırılmasına karar verilmelidir.
Somut olayda, davacının talebi adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsadığından, öncelikle mahkemece adi ortaklığın konusunu oluşturan bir başka deyişle adi ortaklığa ait malların tesbitinin yapılması gerekir. Bu hususta taraflardan delil ve karşı delilleri alınarak değerlendirme yapılmalı, bu hususun belirlenmesinden sonra az yukarıda açıklandığı üzere yönetici ortak olan davalıdan hesap istenerek BK.nun 538 ve devamı maddeleri uyarınca inceleme yapılmalıdır. Hemen belirtmek gerekir ki taraflar arasındaki ilişki adi ortaklık ilişkisi olduğu için, ortaklardan birinin talepte bulunabilmesi için intifadan men edilmesi de aranamaz. Mahkemece değinilen bu hususlar ışığında inceleme ve değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik ve red kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 14.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy