MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan satın aldığı 41 KK 842 plakalı aracı dava dışı üçüncü kişiye sattığını, aracın usulsüz olarak yurda girdiği gerekçesiyle Gümrük idaresi tarafından el konulduğunu, üçüncü kişinin kendisi aleyhinde dava açması neticesi 7.000TL ödemesine karar verildiğini ancak kendisinin faiz ve masraflar ile birlikte toplam 11.000TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere 7.000TL’nin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı arasında düzenlenen resmi satış sözleşmesinde satış bedelinin 3.200TL olarak gösterildiği, aksinin yazılı delille belgelenemediği, geçersiz bir sözleşme nedeniyle herkesin aldığını geri vermekle olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, 3.200,00-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davalı, kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine katılma yolu ile temyiz talebinde bulunmuştur. HUMK’nun 433/2 maddesi uyarınca katılma yolu ile temyiz süresi 10 gündür. Davacı tarafın temyiz dilekçesinin davalıya 29.9.2009
2010/4025-11905
tarihinde tebliğ edildiği ve ancak davalının 13.10.2009 tarihli dilekçe ile 10 günlük süreden sonra ve süreyi geçirerek kararı temyiz ettiği anlaşıldığından davalının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekir.
2-Davacı, davalıdan satın aldığı 41 KK 842 plakalı aracı dava dışı üçüncü kişiye sattığını, aracın usulsüz olarak yurda girdiği gerekçesiyle Gümrük İdaresi tarafından el konulduğunu, üçüncü kişinin kendisi aleyhinde dava açması neticesi 7.000TL ödemesine karar verildiğini ancak kendisinin faiz ve masraflar ile birlikte toplam 11.000TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere 7.000TL’nin tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen bedele hükmedilmiştir. Davacı iyiniyetle satın aldığı aracı üçüncü kişiye satmış, aracın usulsüz olarak yurda girdiğinin tespiti üzerine araca el konulmuştur. Öyle olunca davacı gerçek zararının tahsilini isteyebilir. Davacı aleyhine üçüncü kişi tarafından açılan dava sonucu ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin temyiz edilmeden kesinleşen 7.12.2005 tarihli kararı ile 7.000TL’nin tahsiline karar verildiğine göre davacının gerçek zararının bu miktar olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, açıklanan husus nazara alınarak davanın 7.000TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde uygulamada daha düşük gösterilen satış değerine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz dilekçesinin reddine, ikinci bent gereğince temyiz edilen kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 44.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.