MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile hayvancılığı geliştirme ve hayvansal ürünleri araştırma projesi kapsamında yaptığı 12/5/2004 tarihli sözleşme ile davalıdan 5 adet inek aldığını, 2005 yılı mayıs ayından sonra davalının kendisinden süt alımını kestiğini, sözleşmeyi feshetmeyen davalının teminat olarak verdiği senedi icra takibine koyduğunu, davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitini, sözleşmeden kaynaklanan borcunun olduğunun anlaşılması halinde sözleşme feshedilmediği için borcun muaccel hale gelmediğinin tespitini, süt vererek ödediği miktarın alacaktan düşülmesini istemiştir.
Davalı, hayvanlar için ödenen sigorta bedeli üzerinden davacıdan bono alındığını, bir yıllık süreden sonra ödeme yapılmaması üzerine takip yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, senedin güvence için verildiğini, fayda sahibi olan davacının kusuru nedeniyle hayvanların zarar görmesi ve sigorta tarafından karşılanması şartının gerçekleşmediğini, davalının sözleşmeyi feshetmemesi nedeniyle sözleşme ilişkisinin devam ettiği gerekçesiyle davacının icra takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı idare arasında imzalanan sözleşme ile, davalının davacıya proje kapsamında 5 adet büyükbaş hayvan verdiği hususu ihtilafsızdır. İmzalanan sözleşmenin 2. maddesi ile davacının hayvanların bedelinin geri ödemesini süt ile yapacağı, 3.1.0 maddesi ile de hayvanların değeri kadar davacının borç senedi vereceği ve borç bitiminde senedin iade edileceği, 7. maddesi ile de davacının süt
2010/4974-13438
vermek suretiyle geri ödemeyi 2004, 2005 ve 2006 yıllarında yapacak borcu bitireceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmeden ve dosya kapsamından davacının verdiği senedin sigorta bedeli kadar olduğu ve sigorta bedelinin de hayvanların satış bedeline eşit bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının verdiği senedin hayvanların bedeline ilişkin bulunduğu, bu bağlamda teminat niteliği taşımadığı anlaşılmaktadır. 2006 yılında hayvanların bedelinin ödenmesini tamamlaması gerekirken ödenmemesi nedeniyle, davalının bedele karşılık verilen senedi icra takibine koyma hak ve yetkisi bulunmaktadır. Ne varki davacının süt vermek suretiyle bir kısım ödemelerde bulunduğu sabittir. Mahkemece, davacının yaptığı ödemeler hususunda taraflardan delilleri ve karşı delilleri alınarak yapılan ödemenin tespiti ile bu ödemelerin mahsubundan sonra hasıl olarak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönleri göz ardı ederek yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 131.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.