MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının avukatı olarak pek çok icra ve dava dosyalarını takip edip sonuçlandırdığını, haksız olarak azledildiğini, ücret sözleşmesi ile belirlenen ücret ile karşı yan vekalet ücretinin ödenmediğini, tahsili için yapılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının takip ettiği dosyalar nedeni ile hiç bir bilgilendirme yapmadığını, icra dosyalarında yapılan tahsilatlardan tarafına bir ödeme yapmadığını, güveni sarsıldığından azlin haklı olduğunu, dosyaların çoğunluğunun da derdest olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının 20.5.2004 tarihli vekalet ile davalının avukatlığını yaptığı ve aralarında bila tarihli ücret sözleşmesinin düzenlendiği, 8.5.2007 tarihinde de azledildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacının davalı adına bonoya dayalı olarak alacağın tahsili için 3. İcra Müdürlüğü'nün 2005/4125 takip sayılı dosyası ile icra takibi yaptığı , icra dosyasına borçlusu tarafından 16-23.2.2006 tarihinde 9.802 TL. Ödeme yapıldığı ve kesintilerden sonra 8.724 TL.nın davacı avukat tarafından tahsil edildiği ve uhdesinde tutularak davalıya ödenmediği de dosya kapsamı ile anlaşılmaktadIr. Mahkemece, sözleşme ile belirlenen % 25 oranı uygulanarak bulunan ücret alacağı ile yasal vekalet ücreti alacağının tahsiline karar verilmiştir.
2010/5675-6711
Vekil, Borçlar Kanununun 392. maddesi hükmüne göre yaptığı ... sırasında vekil eden adına tahsil ettiği paraları zimmetinde tutmadan müvekkiline intikal ettirmek, vekil edenin adına veya yararına yaptığı tüm işlerin hesabını müvekkiline vermek zorundadır. Davalı, icra dosyasından tahsil ettiği paranın miktarı hakkında davacı müvekkiline bilgi ve hesap vermediği gibi, uhdesinde tutarak ödeme yapmadığı ve davalının tahsilat miktarını icra dosyasından öğrenmesi üzerine davacı avukatı 8.5.2007 tarihinde azil ettiği bu nedenle azlin haklı nedene dayandığı kabul edilmelidir. Avukatlık Kanunu'nun 174/2. maddesi hükmüne göre avukat kusur veya ihmali nedeniyle azil edilmiş yani azil haklı ise ücretinin ödenmesi gerekmez. Somut olayımızda, davacı avukat haklı olarak azil edildiğine göre, davacı avukat davalıdan hiçbir ücret talep edemez. Ancak azilden önce kesinleşen ve azle sebep teşkil etmeyen dosyalar için davacı avukatın ücrete hak kazandığı aşikardır. Hal böyle olunca, mahkemece azilden önce keşinleşmiş olup davacının azline sebep olmayan dosyalar yönünden davacının hakkettiği ücrete hükmedilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. Bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2. Bent gereğince davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.