(2004 S. K. m. 45, 68, 68/B, 72) (4077 S. K. m. 10)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, çağrı kağıdı gideri ödenmediğinden bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, dava dışı H. A. ile davalı arasında yapılan bireysel kredi sözleşmesini, 20.000 TL kısmına kefil olmak iradesi ile imzaladığını, sözleşmenin tüm sayfalarını imzalamadığını ve sözleşmede okunduğuna ilişkin bir şerhinde bulunmadığını, sözleşmenin sonradan davalı tarafça doldurulduğunu, sözleşmede asıl alacak miktarı 40.000 TL olmasına rağmen kefalet miktarının 116.500 TL olduğunu, asıl borçludan daha fazla sorumluluk altına sokulduğunu, sözleşmede BSMV, KKDF kendisi tarafından ödeneceği yazılmış ise de bundan bankanın sorumlu olduğunu belirterek davalıya borçlu olmadığının tespiti ile kefalet limitinin % 40'dan aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıya gönderilen hesap kart özetine yasal süre içinde itiraz edilmediğinden hesap kart özetinin İİK. 68/1 maddesindeki borç ikrarını içeren belgelerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verdiği karar, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Davacı, dava dışı asıl borçlu H. A. ile davalı arasındaki kredi sözleşmesinin 20.000.00 TL.lık kısmına kefil olduğunu, oysa kefalet limitinin sonradan 116.500.00 TL olarak doldurulup aleyhine icra takibine girişildiğini, borç için ipotek verildiğini iddiasıyla bu davayı açmıştır.
Mahkemece, İIK. 68/1 maddesi gereğince süresinde hesap kat özetine itiraz edilmediği bu nedenle borcun ikrar edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İİK. 68/b ve 68/1 fıkralarındaki düzenlemeler takip hukuku açısından sonuç doğurur. İlgililer, her zaman genel mahkemede dava açabilir. Mahkemece, tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm delilleri toplanıp 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 10. maddesindeki Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez İİK. 45. maddesindeki Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir düzenlemeleri de değerlendirilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi, gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- 4077 sayılı yasanın 23. maddesi gereğince davacı harçtan muaf olduğu halde davacı tüketiciden harç alınması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3- İİK. 72/3-4 maddeleri gereğince davacı borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesi için borçlu lehine ihtiyati tedbir kararı verilip infaz edilmesi gerektiği halde, koşulları oluşmadan davacı aleyhine %40 tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
4- Yukarıda açıklanan bozma nedenlerine göre bu aşamada davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1), (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ NEDENİYLE YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ÇARŞAMBA
1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2009/156
KARAR NO: 2009/532
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 07/04/2009
KARAR TARİHİ: 22/12/2009
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı kişiye Bireysel Kredi Sözleşmesi ile 20.000,00 TL.na kefil olmak iradesi ile sözleşmesinin sadece son sayfasını imzaladığını, davacının hazırlanan Bireysel Kredi Sözleşmesini okumadığını, PTT çalışanı olması nedeniyle imzalayıp işinin başına döndüğünü, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı hakkında Çarşamba 1. İcra Müdürlüğü'nün 2008/741 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin borcun kapatılması amacıyla davalı Banka nezdinde girişimlerde bulunduğunu, borcun ipotekle temin edilmiş borç olmasına rağmen ipoteğinin satışına gidilmediğini, borcun müvekkilinden tahsil edilmek istendiğini, gerçekte müvekkilinin Bireysel Kredi Sözleşmesi'nin alt sayfalarının ve sayfa altlarının imzalamadığı, bazı yerlerinin kalemle doldurulduğu, bu doldurma işleminin değişik zamanlarda ve değişik eller tarafından gerçekleştirildiğini, hesap alacağının 40.000,00-TL. olarak doldurulduğu, kefaletin ise 116.500,00-TL. olarak değişik elle yazıldığının ilk bakışta anlaşılmakta olduğunu, asıl alacağın neredeyse 3 katı kadar kefaletin kefalet kurumunun mantığına aykırı olduğunu, davacının PTT çalışanı olması nedeniyle maaş aldığını ve bu maaşı dışında başka bir gelirinin olmadığını, bu borcu bordro ve emekli ikramiyesi ile davacının ödemesinin mümkün olmadığını, 4077 Sayılı Yasa ve ona bağlı olarak çıkarılan Mevzuatta tüketicinin lehine hükümler getirildiğini, ayrıca Sözleşme'nin 6. maddesinde borcun tamamen ödenmesi ve temerrüt durumu başlığı altında BSMV, KKDF gibi kalemlerin vekil eden tarafından ödeneceği hususunun eklendiğini, bu hususun Maliye ve Gümrük Bakanlığı Tahsilat Tebliği'ne aykırı olduğunu, yukarıda belirtilen keseneklerin yükümlüsünün ilgili Banka olduğunu belirterek, davacının Çarşamba 1. İcra Müdürlüğü'nün 2008/741 Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve kefalet limitinin %40'ından aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde ileri sürülen olayların yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Çarşamba 1. İcra Müdürlüğü'nün 2008/741 Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, taraflar arasında imzalanmış olan kefaletle ilgili Bireysel Kredi Sözleşmesi ile borçlulara Bankaca çekilmiş ihtarname örnekleri getirtilmiştir. Buna göre, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı-borçluya usulüne uygun tebliğ edilen Çarşamba 2. Noterliği'nin 14/08/2007 gün ve; 7724 Yevmiye sayılı işlemine konu hesap kat özetine yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği ve yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen hesap kat özetinin İİK.nun 68/1 maddesindeki borç ikrarını içerir belgelerden olduğu ve davacının söz konusu yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen hesap kat özeti sebebiyle davalıya borçlu olmadığını ispata elverişli usulüne uygun tebliğ edilen ve yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi sebebi ile borç ikrarını içerir belgelerden olan hesap kat özetinin aksinin ispat edilememiş olduğu görülmekle, davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıda yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davacı-borçluya usulüne uygun tebliğ edilen Çarşamba 2. Noterliği'nin 14/08/2007 gün ve 7724 Yevmiye sayılı işlemine konu hesap kat özetine yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği ve yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen hesap kat özetinin İİK.nun 68/1 maddesindeki borç ikrarını içerir belgelerden olduğu ve davacının söz konusu yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen hesap kat özeti sebebiyle davalıya borçlu olmadığını ispata elverişli usulüne uygun tebliğ edilen ve yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi sebebi ile borç ikrarını içerir belgelerden olan hesap kat özetinin aksinin ispat edilememiş olduğu görülmekle, davacının sübut bulmayan davasının REDDİNE,
2- Çarşamba 1. İcra Müdürlüğü'nün 2008/741 Esas sayılı takip dosyasına konu 41.580,00-TL. asıl alacağın %40'ı oranındaki 16.632,00-TL. icra inkar tazminatının davacı-borçludan alınarak davalı-alacaklıya verilmesine,
3- Alınması gerekli 15,60-TL. ilam ve karar harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4- Dava değeri üzerinden hüküm tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 10.390,00-TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
6- Davalı tarafça yapılan 1 davetiye gideri 5,00-TL.den ibaret yargılama giderinin davacıdan
alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde
Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22.12.2009 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy