MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 7.2.2006 tarihli sözleşme ile davalı belediyenin güvenlik hizmetlerini 1.1.2006 ile 31.12.2008 tarihleri arasında karşılamayı üstlendiğini, davalının ödeme yaparken asgari ücret fiyat farklarını ödediğini, ancak davalı belediyenin fiyat farkı istenemeyeceği gerekçesiyle kendisinden 16.449.82 Tl.nı tahsil ettiğini, 17.10.2007 tarihinden sonrada eksik ödemede bulunduğunu ileri sürerek kendisinden tahsil edilen 16.449.82 Tl.nin 17.10.2007 tarihinden sonraki tarihlerde hak edişlere yansıtılmayan ve eksik ödenen bedeller içinde fazlası saklı kalmak üzere 550.18 Tl.nin ödenmeleri gereken tarihten itibaren ticari faizi ile tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile de talebini 76.160.01 TL.na yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu kabul edilerek 76.160.01 TL.nın davalıdan tahsiline, 16.449.82 Tl.na 17.10.2007 tarihinden, kalan miktara hak edişten kesinti ve hak edişlerin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki davada 16.449.82 Tl.na 17.10.2007 tarihinden, diğer miktara ise ödenmeleri gereken tarihten itibaren faiz uygulanmasını talep etmiş, mahkemece 16.449.82 TL.na 17.10.2007 tarihinden, bakiye miktara ise hak edişlerin ödeme tarihlerinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir. HUMK.nun 388/son maddesi uyarınca hükümle
2010/8789-2011/48
taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu bağlamda, dava konusu olayda 16.449.82 TL dışında hükmedilen diğer kısımlara ilişkin faiz başlangıçlarının hükümde tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirlenmesi zorunludur. Bu husus az yukarıda açıklanan yasa hükmü gereği olduğu gibi, hükmün infazında tereddüt yaşanmaması içinde gereklidir. Bir başka deyişle, faizin başlangıç tarihinin kararda açıkça gösterilmemesi infazda tereddüt yaratacak niteliktedir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek, faizin başlagıcı hususunda infazda tereddüt yaratacak nitelikte yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 1.130.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.