MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 5.5.2006 tarihli sözleşme ile davalıdan satın almış olduğu daireyi kullanmaya başladıktan sonra boya ve sıvalarının döküldüğünü, duvarlarının çatladığını, imalattaki bu hatalar nedeniyle dairenin kullanılamaz duruma geldiğini, yaptırmış olduğu tespitte ayıpların giderilmesi için 5.400 TL harcanması gerektiğinin belirlendiğini ileri sürerek, anılan miktarın, tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı tarafından dairenin 24.6.2009 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye devredildiğini, davacının davada taraf sıfatı bulunmadığını savunarak, davanın husumet nedeniyle reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının dava konusu daire ile ilgili satış sözleşmesinden doğan her türlü haklarını dava açıldıktan sonra üçüncü kişiye devrettiği, HUMK’nun 186. maddesinde tanınan seçimlik hakların da kullanılmadığı belirtilerek, davalıya karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satın alınan dairedeki ayıplı imalatlar nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, taşınmazın kendisi dava konusu (müddeabih) değildir. Başka bir ifade ile, davanın müddeabihi, 5.400 YTL’lik tazminat istemi olup, davada şahsi hakka dayalı bir talep söz konusudur. Bu itibarla davada müddeabihin (dava konusu 5.400 YTL’nin) temliki söz konusu olmadığından, davacı tarafından taşınmazın dava tarihinden 2010/885-6608
sonra üçüncü kişiye satılmış olması nedeniyle, olayda “müddeabihin temliki”ni düzenleyen HUMK’nun 186. maddesinin uygulanması mümkün değildir. O halde mahkemece, dava konusu tazminat istemi konusunda işin esası incelenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde müddeabihin temlik edildiğinden bahisle, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.