MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların murislerinin vekili olarak 14.4.1993 tarihli vekaletname ile kadastro davasını takip ederek davayı davalılar lehine sonuçlandırdığını, kararın 13.6.2005 tarihinde kesinleştiğini, yazılı ücret sözleşmesi olmadığını bildirerek davalılar adına tescil edilen taşınmazın karar tarihindeki rayiç değerinin %20'sine tekabül eden miktarda ücreti vekaletin davalılardan tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar, taşınmazın tamamının murisleri adına tescil edilmediğini, tamamının değeri üzerinden talep edilemeyeceği gibi karar tarihindeki rayiç değerin de esas alınamayacağını, davanın çok uzun sürdüğünü bildirerek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece taşınmaza ilişkin kararın kesinleşme tarihindeki rayiç değeri üzerinden % 10 vekalet ücreti olarak 75.000 TL üzerinden takibin devamı ile, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2010/8962-16536
2-Davacı avukatın davalıların murislerinin vekili olarak 1999 tarihli vekaletname ile kadastro mahkemesindeki davalarını takip ederek, davalıların murisleri adına hissesi oranında tesciline 8.10.2004 tarihinde karar verildiği ve kararın 13.6.2005 tarihinde kesinleştiği, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Avukatlık Kanununa 13.1.2004 tarihinde 5043 sayılı yasa ile eklenen geçici 21.maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından 8.2.2008 tarihinde iptal edildiğinden, avukatlık ücretinden kaynaklanan uyuşmazlıklara sözleşmelerin kuruldukları tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmayıp evvelce açılmış davaya 14.4.1993 tarihli vekaletname ile girildiği anlaşılmakla, bu tarihte yürürlükte bulunan ve 2.5.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4667 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki Avukatlık Kanununun 163/son maddesi uyarınca o tarihte yürürlükte bulunan AAÜT'nin hükümlerine göre ve sözleşme ilişkisinin kurulduğu tarihteki dava değeri üzerinden, davalıların murislerinin hissesi de gözetilerek davacının hak ettiği ücret yönünden hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açıklanan nedenle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 1.125.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 9.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.