MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DOSYA
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, asıl ve birleşen davalarında 626 ada 3 parsel numaralı taşınmaz üzerinde bina yapmak için adi ortaklık oluşturulduğunu, bir kısım dairelerin arsa sahibi olan ve aynı zamanda binanın mütehatliğini yapan davalıya bir kısmının da diğer ortaklara bırakıldığını, kendilerinin de ortak olduklarını, davalının inşaatının yapımı aşamasında sözleşmeye aykırı davranışlar sergilediğini, inşaatın tamamlandığını, kendilerinin ve diğer dava dışı ortakların dairelerde oturmaya başladıklarını ancak davalının tapuyu vermek için sözleşme dışı para talebinde bulunduğunu, oysaki dairelerin yapım bedellerini ödediklerini belirterek kendilerine ait olduğu sözleşmede belirtilen dairelerin davalı adına olan kayıtlarının iptali ile kendilerinin adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davacıların borçlarını tam olarak ödemediklerini, inşaatın maliyet hesabının yapılmasına yanaşmadıklarını, 2006 yılı ... birim fiyatlarına 2011/10052 2012/9699
göre yapılacak maliyet hesabı sonunda bulunacak miktarı davacıların ödemesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık olduğu, ancak adi ortaklığa yöneltilen bir alacak talebinde bulunulmadığı, davalının bir alacağın oluşması durumunda adi ortaklığın bütün ortaklarına karşı yöneltilen alacak davası ile alacağını isteyebileceği, davacılara ait olan dairelerin tapusunu vermek zorunda olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile dairelerin davalı adına olan kayıtlarının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... ile davalı ve dava dışı şahıslar arasında imzalanan 4.6.2001 tarihli protokol ile mülkiyeti davalıya ait olan 3626 ada 3 parsel üzerinde inşaat yapılması bazı dairelerin davalıya diğer dairelerin ise ortaklara bırakılmasının ve inşaatın davalı tarafından yapılmasının kararlaştırıldığı, üyelerin dairelerin bedelini aidatlar halinde ödeyeceğinin belirlendiği, 24.4.2002 tarihli protokol ile de davacı ...’nın adi ortaklığa üye olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan davacıların her ikisinin de kendilerine ait olacağı kararlaştırılan dairelere karşılık bir takım ödemelerde bulunduğu, ödemelerin tamamlandığından bahisle dairelerin adlarına tescilini istedikleri, davalının ise esasen davacıların tescil taleplerine karşı koymadığı ve ancak dairelerin maliyet bedellerinin tahsilinden sonra ortaya çıkan fark bedelinin kendisine ödenmesini istediği anlaşılmakta olup, uyuşmazlık böyle bir fark bedelin oluşup oluşmadı, oluşmuş ise davacıların bu bedelden sorumlu olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır. Hemen Belirtmek gerekir ki taraflar arasındaki ilişki ... ortaklığı olarak vasıflandırılan adi ortaklık şeklindedir. Adi ortaklığın amacı da kooperatif örgütlenmesine benzeyen bir şekilde üyelerin ödeyecekleri aidatlar karşılığında inşaatın tamamlanmasının ve bağlamda her bir üyeye (adi ortağa) kararlaştırılan dairenin verilmesinin sağlanmasıdır. Üyenin (adi ortağın) kararlaştırılan dairenin sahibi olabilmesi içinde sözleşmede belirlenen şekilde dairenin maliyetini ödemesi gerekir. Ortakların (üyelerin) dairenin maliyet bedelini ödemeden dairenin sahibi olması, adi ortaklığın amacına ve hukuki yapısına aykırı bir durum oluşturduğu gibi sebepsiz zenginleşmeye de yol açan niteliktedir Bu itibarla, davacıların kendilerine ait olması kararlaştırılan dairelerin tapularının kendi adlarına tescilini isteyebilmeleri için öncelikle kendilerinin ödemeleri gereken maliyet fark bedellerini ödemeleri zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön gösterilerek dosya kapsamında ve alınan bilirkişi raporlarına göre belirlenecek bedelin depo edilmesi için davacılara makul 2011/10052 2012/9699
bir süre verilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken olayın mahiyeti ile bağdaşmayan yazılı gerekçe ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 10.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.