MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; ortopedik malzemeler satımı yaptığını, davalının ihtiyacı için modüler pylon diz altı protezi alarak karşılığında 20/08/2007 tarihli KDV'si dahil 9.720,00.-TL.lik fatura düzenlendiğini, fatura düzenlenmesine rağmen davalının borcunu ödemediğini, ihtarname çekilerek davalının temerrüte düşürüldüğünü belirterek, protez bedeli ve KDV'si toplamı olan 9.720,00.-TL.nin temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; protez bedelini ödemesine ve bedelinin faturadakinden daha az olmasına rağmen davacının mükerrer tahsile yönelik fatura düzenleyerek gönderdiğini, süresi içerisinde ihtarname ile faturaya itiraz ettiğini, faturanın kapalı fatura olup ödemeye karine teşkil ettiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece;düzenlenen faturanın kapalı fatura olmasının fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil etmesi nedeniyle bedelin ödenmediğinin ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacı defter ve kayıtlarında bilirkişi incelemesi yapıldığı ancak defterlerin usulüne uygun tasdiklerinin yapılmamış olması nedeniyle davacı lehine delil teşkil etmeyeceği, davalının yeminli beyanında protez bedelini ödediğini ve kapalı faturanın ödenen bedel karşılığında posta ile kendisine gönderildiğini beyan ettiği, bu suretle davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle;davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlığın protez bedelinin ödenmesine ilişkin ilişkin olması nedeniyle 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya da Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi, ayrı bir tüketici mahkemesinin bulunmaması halinde ise davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının bu aşamada temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının şimdilik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığınapeşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy