MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil ... geldi, davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının vefat eden eşinin tereksiyle ilgili olarak izaleyi şuyuu davalarının açılması ve taşınmazların aynen taksimi ve aile konutunun davalıya özgülenmesi konusunda kendisini avukat olarak görevlendirdiğini, ... Barosu’nun tavsiye niteliğindeki asgari ücret tarifesi üzerinden vekalet ücreti ödenmesinin kararlaştırıldığını, 8.11.2008 tarihli vekaletname ile davalıyı temsilen muhatapları aleyhine davalar açtığını, muhataplar tarafından açılan davalarda da davalıyı temsil ettiğini, ancak davacı tarafından hiçbir neden olmadan 28.01.2009 tarihli azilname ile azledildiğini, haksız azil nedeniyle, ücretin tamamına hak kazandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, azlin haklı olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, azlin haklı olduğu kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin
takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı, davaya cevap dilekçesinde, davacıyı haklı olarak azlettiğini, bu nedenle vekalet ücreti talep edilemeyeceğini savunmuşsa da, aynı dilekçede, davacı avukat tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/122 esas sayılı dosyası üzerinden açılan davanın, kendisinin bilgisi ve oluru ile açılmış olduğunu, azil tarihine kadar da davacı tarafından takip edildiğini, bu nedenle söz konusu davanın vekalet ücretini ödemeyi kabul ettiğini, ödenecek vekalet ücretinin de 575,00 TL olduğunu bildirmiştir. O halde mahkemece, davalının açıklanan kabul beyanı dikkate alınarak, davanın bu yönden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, davalının kabulü göz ardı edilerek, davanın tümüyle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 29.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.