MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı kooperatif adına kayıtlı bulunan taşınmazlar üzerine inşa edilecek binalarda 13.10.197 tarihinde TUS olarak çalışmaya başladığını, 23.10.1998 -23.10.2003 tarihleri arasındaki ücretinin ödenmediğini ileri sürerek 11.871 TL ücretinin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı ile imzalanan 2.6.1997 tarihli sözleşme ile davacının ücretinin 1730 TL olmasının karalaştırıldığını, bu miktarda davacıya ödediklerini, davacının daha sonra görevini dava dışı şahsa devrettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre davacının alacağının 72.171,02 TL olduğu ancak dava ıslah edilmediği için taleple bağlı kalınması gerektiği gerekçesiyle 11.871,00 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada 23.10.1998-23.10.2003 tarihleri arasında davalı kooperatifte teknik uygulama sorumlusu (TUS) olarak çalışmasına rağmen ücretinin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise 2.6.1997 tarihli sözleşme ile kararlaştırılan ücreti ödediğini, davacının görevini başkasına devrettiğini, ödedikleri 1.989.50 TL’nın mahsubunun gerektiğini savunmuştur. 2.6.1997 tarihli sözleşmede 5.1. maddede standart mimarlık hizmetleri ön proje çalışmaları denilerek hizmetlerin toplam bedelinin 1.730 TL olduğu belirtilmiş ve ancak aynı sözleşmede ayrıca bedelin 1.989.50 TL olduğu da bildirilmiştir. Davalı, kararlaştırılan bu bedelin davacının yapacağı tüm hizmetlerin karşılığı olduğunu bildirmiştir. Mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmadığı gibi, bilirkişide bu hususta 2011/12775 2012/5453
bir beyanda bulunmamıştır. Öte yandan davacının 21.4.1998 tarihinde belediyeye verdiği dilekçe ile tüm hak ve sorumlulukları dava dışı ...nın yapmasına muvafakat ettiğini bildirdiği görülmüştür. Davalı savunmasında bu durumu da ileri sürmüş olup, mahkemece davalının bu savunması üzerinde de durulmamıştır. Davalı ayrıca 2.6.1997 tarihli sözleşmede kararlaştırılan 1.989.50 TL ücreti ödediğini de bildirmiştir. Mahkeme davalının bu savunması üzerinde durmayarak yazılı şekilde karar verilmiştir. Oysaki eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi olanaklı değildir. Hal böyle olunca mahkemece, davalının az yukarıda açıklanan savunmasında bildirilen hususlarda taraflardan delilleri ve karşı delilleri toplanarak ve gerekirse bu hususta bilirkişiden raporda alınarak 2.6.1997 tarihli sözleşmenin tarafları hangi süre ve miktar yönünden bağlayacağı, davacının belediyeye verdiği 21.4.1998 tarihli dilekçesinin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye etkisi davalının ödeme savunmasının yerinde olup olmadığı belirlenmeli ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 6.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.