MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili müvekkillerinin ...Ortopedi Endüstri Cih. Tic.San Ltd.Şti.'nin %50 payına sahıp ortakları olduklarını, 20.04.1999 tarihinde bu paylarını davalılardan...’ye devrettiklerini, davalı ...’nin kendisine ait Organize Sanayı bölgesinde bulunan 37 ada 6 nolu parseldeki yeri müvekkillerine devrettiğini,daha sonra yaptıkları araştırmada müvekkillerine devredilen yeri davalı ...’nin bir başkasına sattığını öğrendiklerini,bunu üzerine Organize Sanayi bölgesine müracaat ettiklerini,verilen cevapta bu yerin yönetim kurulunun 11.10.2005 tarihli toplantısında dava dışı Veysi Konuksever’e devir edildiğini,satışın kendileri ile ilgisinin olmadığın bildirdiklerini,davalılardan...’nin kendilerine devredilen yeri bir başka kişiye devrederek hakkı olmayan pay üzerinde tasarrufta bulunması nedeniyle diğer davalının ise...’nin başvurusu ile % 50 paylarının kendileri üzerine devrettiğinin kayıt altına alınmasını talep etmesine rağmen aleyhe işlem tesis etmesi nedeniyle kusurlu olduğunu bu nedenlerle zararları olan 6.500 TL’nin devir kararının alındığı 11.10.2005 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.4.2010 tarih ve 2009/15202 E, 2010/5019 K sayılı bozma ilamı üzerine yapılan yargılamada, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi kurulu raporuna göre davalı ... yönünden davanın kabulüne,diğer davalı yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
2011/13155-18777
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Dairemizce 13.4.2010 tarihinde hükmün bozulmasından sonra yapılan yargılama sırasında, davacı 28.3.2011 tarihli dilekçesi ile dava miktarını ve talebini ıslah suretiyle 47.472.45 TL arttırmıştır ve mahkemece ıslah edilen miktar esas alınarak davacının talebinin kabulüne karar verilmiştir. Oysa, HUMK’nun 83 maddesi ve 4.2.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu nedenle ıslah edilen miktar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, tahsile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 24.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.