MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, taraflar arasındaki harici araç satış sözleşmesinin iptali ile herkes verdiğini geri alır kuralına uygun şekilde, 23.8.2007 tarihli protokolün düzenlendiğini, bu protokole uygun davrandığı halde, davalının kendisi hakkında icra takibi yaptığını, ileri sürerek, bu takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ise, davacının protokole uygun davranmadığını, araç ve elindeki çekleri iade ettiği halde, davacının 25.000 TL’lik çek bedelinin protokol gereğince, icra takibinden kaynaklanan 1000 TL masraf hariç 24.000 TL’sinin kendisine ödenmesini temin edemediğini, bu nedenle yaptığı icra takibinin haklı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıda kısaca özetlendiği gibi dava menfi tespite ilişkin olup, taraflar arasındaki harici araç satışı gereğince davacının aracını 14.000 TL bedel ile davalıya sattığı, buna karşılık davalıdan 25.000 TL bedelli çeki aldığı, çek bedeli ile satıma konu aracın gerçek bedeli olan 14.000 TL arasında ki fark için de, davacının davalıya toplam 11.000 TL bedelli üç adet çek verdiği, bilahare tarafların bir araya gelerek, 23.08.2007
2011/13241-20567
tarihli protokolü düzenledikleri ve herkesin aldığını iade etmesine karar verdikleri dosya kapsamından anlaşıldığı gibi bu yön taraflar arasında da uyuşmazlık konusu değildir. 23.08.2007 tarihli protokol gereğince davalının aracı ve aldığı toplam 11.000 TL bedelli çekleri davacıya iade ettiği, buna karşılık da davacının da takip konusu yapılan 25.000 TL meblağlı çek ile ilgili haklarını davalının avukatlarına yetki vermek suretiyle devrettiği sabittir. O halde davacının geçersiz araç sözleşmesinin tasfiyesi amacı ile düzenlenen sözleşmeye uygun olarak kendine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğinin kabulü gerekir. Somut olayda davalıya devredilen çek daha önce davalının davacıya verdiği çektir. Daha açık bir anlatım ile davacının sözleşme gereğince haklarını devrettiği 25.000 TL bedelli çek ile ilgili takip hukukundan doğan hakları engelleyecek bir davranışının olduğu kanıtlanamamıştır. Ayrıca çekin tahsil edilememesi nedeniyle davacının ayrıca bir garantisi ve taahhüdü de bulunmamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy