(818 S. K. m. 61, 62)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar ve Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 18.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
İZMİR
9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2009/213
KARAR NO: 2011/320
DAVA: TAZMİNAT
DAVA TARİHİ: 26/07/2006
KARAR TARİHİ: 30/05/2011
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Devlet İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde davalı TC Sağlık Bakanlığı Tepecik Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından açılan temizlik ve ilaçlama ihalesini kazanarak, 01/01/2003 tarihinde çalışmaya başlayıp, daha sonra açılan ihaleleri de kazanarak çalışmalarını sürdürdüğünü davalı Tepecik Göğüs Hastanesi ile imzaladığı 18/12/2004 tarihli ihale sözleşmesinin 7 md. göre sözleşme bedeline temizlik malzeme ve alet ekipmanları ile çalışan personelin maaş, sigorta, yol, yemek, giyim ve sağlık giderlerinin dahil olduğunu fakat çalıştırılan isçilerin ihbar ve kıdem tazminatlarının sözleşme bedellerinin kapsamı dışında kaldığını teknik şartnamenin 3. md. göre personelin istihdamı ve işten çıkarılması yetkisinin hastaneye ait olduğunu, ancak isten çıkarılan personelin Ağarlar Temizlik Gıda Turizm İnşaat ve Özel Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine dava açarak ihbar ve kıdem tazminatlarım işveren sıfatına haiz olan Ağarlar Ltd. Şti. den tahsil ettiğini, böylece şirket ihale sözleşmesinin açık hükmüne rağmen kendi hizmet dönemi ile birlikte aynı isçiler, çalıştıran önceki taşeronların hizmet sürelerine ait isçi tazminatlarını da ödemek zorunduğu kaldığını, böylece Tepecik Göğüs Hastanesinin haksız ve sebepsiz zenginleştiğini çünkü ihale sözleşmesindeki bedele dahil olmayan ihbar ve kıdem tazminatlarını asıl işveren olan Tepecik Göğüs Hastanesinin karşılaması gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla BK.nun 61 ve 62 md. gereğince davalı yönünden sebepsiz zenginleşme teşkil eden mücekkil şirketçe ödenmiş meblağların tazmini zımnında bilirkişi incelemesi neticesinde 40.000,00-TL rücu tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, dava konusu alacağın daha önce mahkemelerce hükme bağlandığı için yeniden dava konusu yapılamayacağını, davacı şirket ile müvekkil idare arasında alt-üst işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının bağımsız bir işveren olduğunu ve işçilerinin işverenin başka işyerlerinde de çalışabildiklerini, Sağlık Bakanlığının işverenlik sıfatı olmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre çalıştırılan personel ile ilgili doğabilecek tüm mükellefiyetlerin yüklenici şirkete ait olduğunu, davacı şirketin işçi çalıştırdığı dönemle ilgili haklardan sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde; sözleşme konusunun 2004 yılı genel temizlik hizmetleri ile haşere ile mücadele işi olduğu, sözleşmenin 7/1md. de ise taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin tüm temizlik malzeme alet ekipmanlar, çalışan personellerin maaş sigorta, yol, yemek, giyim ve sağlık karnelerinin firma tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların dayanmış oldukları İş Mahkemesine ait dava dosyalarının suretleri ile icra dosyalarına ait ödeme emirlerinin suretleri delil olarak dosyamıza getirtilmiştir.
Mahkememizce 2004 yılı temizlik ihale sözleşmesi 7.maddesine göre çalışan personelin maaş, sigorta, yemek, yol giyim vs. Alacaklarının firma tarafından karşılanacağının kararlaştırılmış olduğuna ve önceki işverenler için rücu hakkının bulunduğuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2008/12328 Esas 2009/3261 Karar sayılı ilamı ile Davacı, davalı hastanenin temizlik işinin üstlenildiğini, işçiler tarafından aleyhine açılan davada tazminata hükmedildiğini ve icrada 40.000,00-TL ödemek zorunda kaldığını, bu tazminatlardan hastanenin sorumlu olması gerektiğini, ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacının ihaleyi kazanarak temizlik ve ilaçlama hizmetim malzemeli olarak aldığı ve kendisinden önceki yüklenicilerin istihdam ettiği işçilerle ihale konusu işi fiilen yapmaya başladığı anlaşılmaktadır.
17/12/2003 tarih (18/12/2003 onaylı) sözleşmenin 7. maddesinde Taahhüdün yerine getirilmesi ile ilgili tüm temizlik, malzeme, alet, ekipmanlar, çalışan personellerin maaş, sigorta, yol, yemek, giyim ve sağlık karneleri firma tarafından sağlanacaktır, sözleşme bedeline dahildir. KDV sözleşme bedeline dahil olmayıp idare tarafından yükleniciye ödenecektir denmektedir.
Diğer yandan Hizmet Alım Teknik Şartnamesi 3.maddesinde yüklenici firma işe başlamadan 5 iş günü öncesinden çalıştırılacak personele ait bilgi ve dosyaları idareye teslim edecektir. İşin başlangıcında ve devamı sırasında idare personelin kontrolü yapacaktır demektedir.
Aynı maddenin devamında idarenin işçilerin sayısını ve yerlerim arttırıp azaltmaya yetkili olduğu, işçilerin işe alması ve işten çıkarılması ile izinli ve raporlu olduğu durumlarda Temizlik Muayene Komisyonuna ve Hastane Müdürlüğüne bilgi verileceğinin ve Firmanın tek başına hareket etmeyeceğinin yazılı olduğu görülmektedir. İlgili maddelerde işlerine son verilen işçilerin alacaklarını kimden alacaklarına dair bir açıklama bulunmamaktadır. Davacı aleyhine dava açan işçilerin, aslında 22/07/1997 tarihinde 05/05/2003 dönemlerde çalıştıkları, davacının ise son olarak 01/01/2003 ile 05/05/2003 tarihleri arasındaki donemde yüklenici olduğu görülmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık isçiye ödenen bu tazminattan hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduğuna ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre işçiye ödenecek olan tazminatlardan davacı yüklenici, ancak işçiyi çalıştırdığı kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumludur.
Yani dava konusu tazminatlar için her bir yüklenici kendi üstlendiği dönem itibari ile sorumludur. Davacı, ödediği tazminatlardan, işçilerin kendi şirketinde çalıştıkları süreye isabet eden kısım dışındaki bölümünü önceki yüklenicilere rücu ederek onlardan geri alma hakkında sahiptir.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Davacı ile davalı arasında düzenlenen sözleşmede haksız fesih halinde kıdem ve ihbar tazminatlarında hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğuna ilişkin her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Dosya kapsamı ile davacı yüklenicinin üstlendiği işi söyleşmede belirtilen sürede tamamladığı, ancak süre sonunda işçilerin iş akitlerinin sona erdirildiği anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamalardan sonra, tacir olan davacının çalıştırdığı işçilerin fiili işçilik dışında sair tazminat haklarından sorumlu olacaklarını bilebilecek durumda olduğu, ancak davalı Hastanenin de asıl işveren durumunu muhafaza etmesi nedeniyle doğan zararlardan davacı yüklenici ile eşit oranda kusurlu ve sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
O halde mahkemece bu ilkeler çerçevesinde davacının çalıştığı dönemle sınırlı olarak sorumlu olacağı da gözetilmek suretiyle tarafların müterafik kusurları gözetilerek sorumluluklarının belirlenmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. denmek suretiyle mahkememiz kararı bozulmuştur.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay bozma ilamı dikkate alınmak suretiyle önce rapor veren bilirkişi heyetinden Yargıtay bozma ilamında açıklandığı üzere yeniden davacının alacağının hesaplanabilmesi için ek raporlar aldırılmıştır.
Davacı vekili bilirkişi raporu ile belirlenen 54.559,19-TL üzerinden davasını ıslah etmiştir.
Bilirkişi raporu hukuka ve bilimsel verilere uygun olmakla mahkememizce hüküm kurmaya yeterli görülerek tam olarak benimsenmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasındaki İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki 2004 yılı malzemeli genel temizlik hizmetleri ve malzemeli haşere ile mücadelenin yapılması konusunda düzenlenmiş bulunan sözleşmede haksız fesih halinde kıdem ve ihbar tazminatlarında hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğuna ilişkin her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Ancak; davacı tacir olup, yanında çalıştırdığı işçilerin fiili işçilik dışındaki, tazminat haklarından sorumlu olacaklarını bilebilecek durumdadır. Davalı hastanenin de asıl işveren olduğundan doğan zararlardan davacı olan yüklenici ile birlikte eşit oranda kusurlu olduğunun kabulü gerekmekle yüklenici olan davacının zararından da eşit oranda sorumlu olmakla ıslah da göz önüne alınmak suretiyle davanın kabulüne ve aşağıda hüküm kısmında belirtilen şekilde karar verilmesi gerekeceği kanısına varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Davanın KABULÜ ile 54.559,19-TL davacı alacağının 40.000,00-TLsinin dava tarihi olan 26/07/2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, 14,559,19-TLnin de ıslah tarihi olan 06/01/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından peşin ve ıslah ile birlikte yatırılan 736,00-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca taktir edilen 6,221,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacının yapmış olduğu 804,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde temyizi kabil olmak üzere karar verildi.30/05/2011 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy