MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esas birlikte davanın kabulüne birleşen dosyaya yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar birleşen dosya davacıları avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekilleri avukat ... ve avukat ... ile birleşen davada davacısı vekili avukat ...’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, asıl ve birleşen davada, davalı avukatı, taşınmazlarına dava dışı kurumca kamulaştırmasız el atılması nedeniyle açılacak davaları takip etmesi için vekil olarak tayin ettiklerini, davalının açtığı ve takip ettiği İzmir 9.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/270 sayılı davasında fazlası saklı tutulan kısım için daha sonra İzmir 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/216 sayılı davasının açıldığını 2005/216 sayılı davada mahkemece davanın açıldığı oysaki 2005/216 sayılı davanın ek dava olması nedeniyle faizin 2003/270 sayılı dava tarihinden başlaması gerektiğini, davalı avukatın bu kararı faiz başlayıcı yönünden temyiz etmeyerek faiz kayıplarına neden olduğunu ileri sürerek asıl davada ..., birleşen davada ise ... ve ... her birisi 10.000 TL’nin faiziyle tahsilini istemişler, Salih 23.9.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 72.601,27 TL’na, diğer davacılardan 7.6.2010 tarihli dilekçe ile İsmet için 217.803 TL, İbrahim için 40.818 TL’na yükseltmişlerdir.
Davalı, davada Avukatlık Kanunun 40.maddesindeki zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacıların talimatı ile 2011/15160-2012/7209
kararı temyiz etmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle asıl davada 72.601,27 TL’nın asıl dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline, birleşen davada ise, İsmet yönünen 15.000 TL’na birleşen dava tarihinden itibaren faiz yürütülmek koşuluyla 217.803 TL'nın, İbrahim yönünden ise 5000 TL'na birleşen dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek koşuluyla 21.803 TL'nın, İbrahim yönünden ise 5000 TL'na birleşen dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle 40.838 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... mirasçıları ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Asıl davada davacı ... fazlasını saklı tutarak 10.000 TL’nın tahsilini istemiş, 22.9.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 72.601,27 TL’na yükseltmiştir. Davacı talebini ıslah dilekçesi ile artırdığına göre, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Mahkemece, ıslah dilekçesi ile artırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken tüm miktara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7.maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacıların tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının A-1 numaralı bendinin bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (72.601,27 TL’nın davalıdan tahsiline, bu miktarın 10.000 TL’na davanın açıldığı 11.2.2008 tarihinden, bakiyesine ise ıslah tarihi olan 22.9.2010 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 4.918,95 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 2,75 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 3.7.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.